Tibet, antik yerleşimlerden başlayarak, bölgenin dini, kültürel ve siyasi gelişimleri ile şekillenmiş uzun ve çok katmanlı bir geçmişe sahiptir. İlk yerleşimler, binlerce yıl önce yüksek platolarda tarım ve hayvancılık yapan yerli topluluklar tarafından kurulmuş, bu toplumlar doğal koşullara uyum sağlayarak yaşamlarını sürdürmüştür. 7. yüzyılda Tibet İmparatorluğu’nun kurulmasıyla bölge, politik bir güç merkezi hâline gelmiş ve komşu Çin, Nepal, Hindistan ve Orta Asya ile etkileşimler artmıştır. Bu dönemde Budizm, Tibet’e yayılmış ve hem toplumsal hem de kültürel yapıyı derinden etkilemiştir.