Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde 2002'den bugüne kadar ekonomide ve ticarette de dünya arenasında söz sahibi bir ülke konumuna ulaştığı belirtildi.
Cari fiyatlarla Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın, 2002'de 238 milyar dolar iken 2023'te 1 trilyon 130 milyar dolarla tarihte ilk kez trilyon eşiğini aştığına dikkat çekilen açıklamada, 2024'te 1 trilyon 322 milyar dolar ve 2025'in ilk çeyreğinde 1 trilyon 371 milyar dolar ile tüm zamanların zirvesine ulaştığı aktarıldı.
"OECD'nin en hızlı büyüyen ekonomilerinden biriyiz"
Açıklamada, yıl sonunda 1,4 trilyon dolarlık milli gelirin hedeflendiğine işaret edilerek, şu ifadeler kullanıldı:
"Türkiye, son 22 yılda yıllık yüzde 5,3 reel büyüme kaydetti ve son 10 yılda OECD'nin en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri oldu. IMF, temmuz ayında yayımladığı raporda bu yıla ilişkin ülkemizin büyüme tahminini yüzde 3'e yükseltti. 2020'den bu yana yaşanan küresel krizlere rağmen 19 çeyrektir kesintisiz büyüme başarımız sürüyor. Kişi başına milli gelir 2002'de 3 bin 608 dolar iken, 2025'in ilk çeyreğinin sonunda 15 bin 971 dolara yükseldi."
"Destekler tarihi rakamlara ulaştı"
Açıklamada, otomotiv ve emlak sektörlerinde sahte ilanların ve kayıt dışı faaliyetlerin önüne geçildiği bildirildi.
Tüketicilerin korunmasına yönelik fahiş fiyat ve stokçulukla mücadele faaliyetlerinin yanı sıra güvensiz ve zararlı ürünlere yönelik denetimlerin devam ettiğine dikkat çekilen açıklamada, "Bakanlık olarak esnaf, sanatkar ve kooperatiflere sağladığımız desteklerde tarihi rakamlara ulaştık. Esnaf ve sanatkarlara hazine sübvansiyonlu kredi imkanlarında hem limitleri artırdık hem de vadeleri uzatarak ödeme kolaylığı sağladık. Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı kapsamında destek limitlerini yükselterek kooperatiflerimizin üretim ve hizmet kapasitesini artırmalarına katkı sunduk." değerlendirmesinde bulunuldu.
Hedef yıl sonuna kadar 390 milyar dolarlık ihracat
Açıklamada, Türkiye'nin mal ihracatından aldığı payın 2002'de yüzde 0,55 iken 2024'te yüzde 1,07'ye, hizmetler ihracatından aldığı payın da 2002'de yüzde 0,84'ten 2024'te yüzde 1,32'ye ulaştığı belirtilerek, 2002'den 2024'e kadar geçen sürede toplam ihracatın 7 katına çıktığı bildirildi.
Mal ve hizmet ihracatındaki artışlar ile ithalattaki gerileme sayesinde Mayıs 2023'te 55,1 milyar dolar olan yıllıklandırılmış cari açığın, 2024 sonunda 10 milyar dolara düştüğüne işaret edilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"2024'te 377 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek mal ve hizmet ihracatı gerçekleşti. 2025'in sonunda Cumhurbaşkanımızın bize öngördüğü 390 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedefine ulaşacağız. Ocak–temmuz döneminde ihracatımız 156,4 milyar dolar seviyesine geldi. Bu dönemde en fazla ihracat yaptığımız ülkeler Almanya, İngiltere, ABD, İtalya ve Irak oldu. Avrupa Birliği'ne (AB) ihracat yüzde 8,5 artarak 67,8 milyar dolara ulaştı. Yıllık bazda AB'ye ihracat 113,8 milyar dolar ile rekor kırdı."
İhracatçılara destek
Açıklamada, bölgesel ve küresel düzeyde yürütülen ticaret diplomasisi sayesinde şu ana kadar 24 ülke ile serbest ticaret anlaşması (STA), 6 ülke ile de tercihli ticaret anlaşmasının (TTA) yürürlüğe girdiği anımsatılarak, 3 STA'nın müzakere sürecinin tamamlandığı, 3 STA'nın ise müzakere sürecine de devam edildiği bilgisi verildi.
Geçen yıl mal ve hizmetler ihracatına 25 milyar lira destek harcamasının yapıldığı belirtilen açıklamada, "2025'te 33 milyar lira destek bütçesi ayrılmış, yılın 7 ayında 9,4 milyar lira ödeme yapılmıştır. Türk Eximbank 2024'te 48,7 milyar dolar ile tarihindeki en yüksek destek tutarına ulaşmış, 2025'te 52 milyar dolar hedefi belirlenmiştir." ifadeleri kullanıldı.
Güçlü gümrük diplomasisi ağı oluşturuldu
Açıklamada, Gümrük Muhafaza ekiplerinin Türkiye'nin tüm sınır kapılarında her türlü kaçakçılık ve yasa dışı ticaretle mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğüne dikkat çekilerek, ekiplerin gerçekleştirdiği operasyonlar kapsamında ele geçirdikleri kaçak eşyalara ilişkin bilgi verildi.
"Türkiye Yüzyılı" vizyonu çerçevesinde, ticarette elde edilen güçlü performans, 'Ticaretin Yüzyılı' hedefinin en somut göstergelerinden biri olmuştur. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat alanlarında elde edilen kazanımlar, yalnızca bugünkü büyüme rakamlarını değil, aynı zamanda geleceğe dair sürdürülebilir kalkınma kapasitesini de güçlendirmektedir.




