Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin (SOHR) önceki gün yayınladığı yeni bir rapora göre, Beşşar Esad rejiminin devrilmesinden bu yana Suriye genelinde en az 45 toplu mezar ortaya çıkarıldı. Bu mezarlarda kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere 2 bin 835 kurbanın kalıntılarının yer aldığı belirlendi. Gözlemevi mağdurlardan bazılarının kimliklerinin henüz tespit edilemediğini, bazılarının ise toplu mezarların çevresinde bulunan kişisel eşyalar ve belgeler aracılığıyla teşhis edildiğini açıkladı.
Çoğunlukla yoğun çatışmaların yaşandığı veya hükümet kontrolündeki bölgelerde toplu mezarlar keşfedildi.
EN FAZLA HUMUS'TA
Rapora göre en fazla mezarlık Humus'ta ortaya çıkarıldı. Söz konusu 13 toplu mezarda 3'ü çocuk, 4'ü kadın olmak üzere 1.285 cenaze bulundu. Şam'da ise 3 mezarda bin 25 cenaze bulunurken, Şam kırsalında 9 mezarda 212 ceset bulundu. Ortaya çıkarılan diğer toplu mezarlar arasında Deyrerzor'da 114, Dera'da 141, Hama'da 44, İdlib'de 10 ve Halep'te ise 4 cenaze bulundu.
ZAMAN AŞIMI YOK
Gözlemevi, söz konusu toplu mezar alanlarında bağımsız ve şeffaf uluslararası soruşturmalar yürütülmesi çağrısını yineledi. Kurum toplu mezarlarla ortaya çıkan katliam suçlarının zaman aşımına uğramayan suçlar olarak kabul edilmesini ve suç delillerinin korunmasını talep ediyor. Öte yandan mağdurların kimliklerinin tespit edilerek kalıntılarının ailelerine teslim edilmesi için çalışma yapılması gerektiği de vurgulanıyor.
ULUSLARARASI ÇAĞRI
Suriye'de bütünleşme ve iç savaşın yaralarını sarma doğrultusunda uluslararası bir irade de oluşurken Suriye İnsan Hakları Gözlemevi uluslararası toplumu, çatışma yıllarında yaşanan zorla kaybetmeler ve sistematik infazlara karışan tüm tarafların hesap vermesini sağlamaya çağırdı. Son on yılda Suriye'nin birçok yerinde, çoğunlukla yoğun çatışmaların yaşandığı veya hükümet kontrolündeki bölgelerde toplu mezarlar keşfedildi.
ÇOĞUNLUĞU ESAD REJİMİNİN
İnsan hakları örgütleri Suriye güvenlik güçlerini ve silahlı grupları toplu infazlar, işkence ve gözaltında kaybetmelerle suçluyor. BM başta olmak üzere uluslararası kuruluşların defalarca yaptığı çağrılara rağmen bugüne kadar kapsamlı bir soruşturma süreci oluşturulamadı. Rapora göre yeni mezarların bulunması, savaş suçlarının boyutunu gözler önüne seriyor.
OTORİTE BOŞLUĞU
Öte yandan Esad rejiminin devrilmesinin ardından oluşan otorite boşluğunda işlenen insanlık suçları da raporlara yansıyor. Suriye Gözlemevi, misilleme eylemlerinde 40'ı kadın, 22'si çocuk olmak üzere bin 301 kişinin hayatını kaybettiğini belgeledi. Esad rejiminin devrildiği 8 Aralık 2024 ile 8 Kasım 2025 tarihleri arasında Suriye'nin farklı illerinde meydana gelen can kayıplarının bölgesel dağılımı şöyle:
İŞKE KORKUNÇ TABLO
Şam: Aralarında bir kadının da bulunduğu 55 kişi hayatını kaybetti. Bunlardan 26'sı mezhepsel nedenlerle öldürüldü. Humus: 22'si kadın, 10'u çocuk olmak üzere 409 kişi hayatını kaybetti. Bunlardan 273'ü mezhepsel nedenlerle hayatını kaybetti. Hama: Yedisi kadın, dördü çocuk olmak üzere toplam 293 kişi hayatını kaybetti. Bunlardan 196'sı mezhepsel nedenlerle hayatını kaybetti. Lazkiye: 4'ü kadın, 6'sı çocuk olmak üzere 124 kişi hayatını kaybetti. Ölenlerin 100'ü mezhepsel nedenlerle hayatını kaybetti. Halep: 120 ölü, bunlardan 5'i mezhepsel nedenlerle hayatını kaybetti. Tartus: Aralarında bir kadın ve bir çocuğun da bulunduğu 83 kişi hayatını kaybetti. Bunlardan 63'ü mezhepsel nedenlerle hayatını kaybetti. İdlib: 27 ölü, bunlardan 3'ü mezhepsel nedenlerle hayatını kaybetti. El-Süveyda: Dokuz kişi hayatını kaybetti, bunlardan dördünün ölümü mezhepsel bağlılıktan kaynaklandı.





