Ramazan Bayramı tatilinin 4 günlük kaza bilançosuna göre, 4 bin 784 vatandaş yaralandı, 34 vatandaş ise hayatını kaybetti. Her bayramda yaşanan bu acı tablonun tekrarlanmaması içinse acil önlemler ve bilinçlenme şart.

Trafik kazalarında en çok tartışılan konulardan birisi yaşlıların araç kullanması. Yaşlıların trafiğe refleksleri çalışmadığı için çıkmalarını savunan kesim sayısı da çok. Bir diğer kaza sebebi ise kulaklıkla müzik dinlemek. Bu durum da kaza riskini artırabiliyor. Sürücüler aceleci yayalar da dikkatsiz olunca kazalar kaçınılmaz oluyor.

SAĞLIK KONTROLLERİ ŞART
Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Öğr. Gör. Özgür Şener, yaşlıların araç kullanırken reflekslerinin zayıfladığına dikkat çekerek, "68 yaşın üzerindekiler ticari sürüş yapamıyor. Bunun dışında halihazırda belirlenmiş bir üst sınır bulunmuyor. Yaş tanımlarını artık ileri çektiği bir dönemdeyiz. 75 yaşında insanlar oldukça dinç olabiliyor. Ancak ülkemizdeki genel yaşam koşullarına baktığımızda 75 yaşındaki herkesin dinç ve sağlıklı olduğunu söylemek mümkün değil. Bu nedenle, kişilerin yaşından ziyade o anki sağlık durumlarını, güvenli araç kullanmak için gerekli kondisyona sahip olup olmadıklarını değerlendirmek gerekiyor. Bunun en kolay yolu da sağlık kontrolleri ve bilişsel testler olabilir" dedi.

Uzmanlar, yaşlı sürücülerin el ve ayak koordinasyonlarının zayıflamasının kazalara neden olabileceği uyarısında bulundu.

KOORDİNASYON ZAYIFLIYOR
Ülkemizdeki trafik kazaları, Emniyet Genel Müdürlüğü ve TÜİK tarafından takip edilse de yaş faktörüne dair detaylı kriterlerin genellikle yeterince ele alınmadığını söyleyen Şener, "Ancak 40 yaşından sonra insanların görme yetisinde belirgin sorunlar ortaya çıkmaya başlar. Ayrıca, araç kullanırken el-ayak koordinasyonu da kritik bir faktör. Özellikle 40 yaşından sonra kasların zayıflamaya başlamasıyla, yeterli fiziksel aktivite yapılmazsa kas kaybı yaşanabilir ve bu durum, sürüş sırasında gerekli el-ayak koordinasyonunun sağlanmasını zorlaştırabilir" şeklinde konuştu. Şener, trafikte sağ kalabilmek için gözlerimizi ve kulaklarımızı dört açmamız gerektiği uyarısında bulundu. Şener, özellikle kulaklıkla yüksek sesle müzik dinleyenlerin sesleri duyamayacağı için risk altında olduklarını kaydetti.

KURAL TANIMAZLARA DİKKAT
Uzman Klinik Psikolog İhsan Öztekin de büyükşehirlerde yaşayanların yoğun trafikten dolayı gergin ve huzursuz olmalarını anlattı. Öztekin, "Egzoz dumanları, korna sesleri ve trafik magandası olarak günlük dilimize giren yani makas atan, tampon tampona araç süren, akmayan trafikte selektör yapan, emniyet şeridinden gelip önüne geçmeye çalışan, kural tanımaz sürücüleri de hesaba katarsak özellikle büyükşehirlerde insanların trafikte olduğu saatler içerisinde ruh sağlıklarını hasarsız şekilde koruyabilmeleri oldukça zor gözüküyor ve bu da trafikte kavgalara, yaralanmalara hatta ölümlere neden olabiliyor" ifadelerini kullandı.

Trafikte bir anlık dikkatsizlik, ölümle sonuçlanabiliyor.

TRAFİKTE ÖFKE KONTROLÜ
Trafikte geçirilen sürede stres, öfke, kaygı ve can sıkıntısı gibi psikolojik durumların yaşandığını belirten Klinik Psikolog Rabia Yavuz, trafikte öfke kontrolünü yönetmenin mümkün olduğunu söyledi. Yavuz, "Trafikte zaman zaman yapılan kural ihlallerine, trafiğin sıkışık olmasına öfke duyabiliyoruz. Bazen yoğun bir mesai sonrası saatlerce trafikte kaldığımızda üstüne açlık, susuzluk ve yorgunluk gibi fizyolojik ihtiyaçlarda eklendiğinde öfkemiz önüne geçilemez bir hal alabiliyor" diyerek açıklamalarını noktaladı.