ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da ağırladığı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya, İran ile görüşmelerin devam etmesinde ısrarcı olduğunu söyledi. Donald Trump bununla birlikte, nükleer görüşmelerde anlaşmaya varılamaması halinde Tahran'a karşı harekete geçebileceğini belirtti.
Trump ve Netanyahu, Orta Doğu'da tansiyonun yükselmeye devam ettiği ve İran'ın nükleer silah programının engellenmesine yönelik müzakerelerin yoğunlaştığı bir dönemde bir araya geldi. Netanyahu'nun Trump'a; İran'ın uranyum zenginleştirmeyi durdurmasını, balistik füze programına son vermesini, Hamas ve Hizbullah gibi vekil gruplara desteğini kesmesini öngören bir anlaşma için baskı yapması bekleniyordu. İran ise yaptırımların hafifletilmesi karşılığında nükleer programını sınırlandırmaya hazır olduğunu belirtmiş ancak diğer talepleri reddetmişti.
Beyaz Saray'daki görüşme öncesi İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin "Trump ve Netanyahu'nun aşırı taleplerine boyun eğmeyeceği" uyarısında bulundu. Binyamin Netanyahu'nun gezisi, Trump'ın ABD'de yeniden başkan olmasından bu yana Washington'a yaptığı altıncı ziyaret.
Netanyahu dışında hiçbir dünya lideri bu sürede ABD'yi bu kadar çok ziyaret etmedi. Trump ve Netanyahu, İsrail Başbakanının Beyaz Saray'a kameraların görmediği bir yan girişten getirildiği, alışılmadık derecede sade bir görüşmede yaklaşık üç saat konuştular. Trump görüşme sonrası Netanyahu ile ortak basın toplantısı düzenlemedi.
Sosyal medya platformu Truth Social'daki paylaşımında, Netanyahu ile görüşmesinin "çok iyi" geçtiğini söyleyen Trump, "Bir anlaşma yapılıp yapılamayacağını görmek için İran'la müzakerelerin devam etmesinde ısrar etmem dışında kesin bir sonuca varılmadı" dedi. Trump bununla birlikte, bir anlaşmanın "tercihi" olduğunu ancak anlaşmaya varılamaması halinde "sonucun ne olacağının görüleceğini" belirtti.
Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamada ise liderlerin "müzakereler bağlamında İsrail devletinin güvenlik ihtiyaçlarını" ele aldıkları, "yakın koordinasyon ve ilişkilerini" sürdürme konusunda mutabık kaldıkları kaydedildi. Trump'ın yakın bir müttefiki olan Netanyahu uzun süredir İran'ın İsrail için varoluşsal bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu savunuyor ve ABD'yi Tahran'ın bölgedeki etkisini azaltmaya zorluyor.
Trump, 10 Şubat'ta yaptığı açıklamada, Orta Doğu'ya ikinci bir uçak gemisi göndermeyi "düşündüğünü" söyledi. Trump, ABD merkezli haber platformu Axios'a verdiği bir mülakatta, "Oraya doğru giden bir donanmamız var, bir başkası da gidebilir" dedi.
İran'ın "bir anlaşma yapmayı çok istediğini" söyleyen Trump, diplomatik bir çözümün mümkün olduğunu da sözlerine ekledi. Trump Fox Business'a verdiği demeçte ise iyi bir anlaşmanın "nükleer silahların ve füzelerin olmaması" anlamına geleceğini söyledi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, "İranımız saldırganlık karşısında boyun eğmeyecektir ancak bölgede barış ve huzurun tesisi için komşu ülkelerle diyaloğu tüm gücümüzle sürdürüyoruz" dedi. Pezeşkiyan, ayrıca ülkesinin "nükleer silah peşinde olmadığını" yineledi, "Bunu defalarca ifade ettik ve her türlü doğrulamaya hazırız" diye de ekledi.
İsrailli yetkililer ise ABD ile nükleer anlaşmaya varmaması halinde, İran'a askeri harekat düzenleme hakkını saklı tuttuklarını söylüyor.
Uzmanlar, Netanyahu'nun, hükümetindeki aşırı sağcı müttefiklerinin baskısı altında olduğunu, bu çevrelerin onun Trump'la bağlarını kullanarak İsrail hükümetinin güvenlik kaygılarını karşılayan geniş kapsamlı bir ABD-İran anlaşması için bastırmasını istediklerini söylüyor.
Analistler, kitlesel protestolar ile geçen yıl ABD ve İsrail tarafından İran'ın nükleer ve askeri tesislerinin bombalandığı 12 günlük hava harekatının ardından, İran liderlerinin şimdi daha zayıf konumda olduğunu söylüyor. Trump göreve geldiği ilk dönemde ABD'yi İran'la Barack Obama döneminde yapılan nükleer anlaşmadan çekmiş ve İran ekonomisini ciddi şekilde zorlayan yaptırımları yeniden yürürlüğe koymuştu.
Eski ABD yetkilileri, son haftalarda artan bu retoriğe rağmen, iki ülkenin nükleer bir anlaşmaya varamaması halinde Trump'ın İran'la doğrudan bir askeri çatışmadan kaçınmak isteyebileceğini söyledi.




