ABD Başkanı Donald Trump, küresel çevre politikalarında yeni bir kriz dönemini başlatmak üzere. Trump, okyanus tabanı madenciliğine izin veren kararın ardından, şimdi de tehlike altındaki canlı türlerini kapsayan koruma yasalarını zayıflatmayı ve pestisitlerle “kalıcı kimyasalların” (PFAS) kullanımını serbest bırakmayı planlıyor. Bilim insanlarına göre bu iki düzenleme, yalnızca Amerika’nın değil, tüm dünyanın ekosistemini ve insan sağlığını kalıcı biçimde tehdit edecek.

ABD Başkanı Donald Trump’ın masasında duran yeni kararname, nesli tükenme tehlikesi altında bulunan türleri kapsayan koruma yasalarını kaldırarak küresel biyoçeşitliliği riske atıyor.

DOĞAYI YOK EDİYOR
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, 1973 tarihli Tehlike Altındaki Türler Yasası’nı (Endangered Species Act) fiilen işlevsiz hale getirecek yeni düzenlemeler hazırlıyor. Kararnamelerle birlikte, tehdit altındaki hayvan ve bitkiler için geliştirilen koruma uygulaması kaldırılacak, bunun yerine tür bazlı ve yıllar sürebilecek özel düzenlemeler getirilecek. Uzmanlara göre bu değişiklik, özellikle Florida deniz ayısı, Kuzey Amerika vaşağı ve Monark kelebeği gibi türlerin neslini hızla tüketecek. Çevre kuruluşu Center for Biological Diversity, düzenlemeyi “yürek parçalayıcı” sözleriyle eleştirirken, Trump yönetimi ise değişikliklerin “ekonomik büyümeyi hızlandıracağını” savunuyor. Yeni kararnameler ayrıca, “zarar” kavramının yeniden tanımlanmasını da içeriyor. Buna göre, ulusal ormanlardaki ağaç kesimi, maden faaliyetleri veya altyapı projeleri tür koruma engeli olmaktan çıkarılacak. ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum, yasayı “ülkenin kaynaklarına bağımlı olan Amerikalıların geçimini koruyacak şekilde yeniden düzenlediklerini” söyledi. Kararın okyanus tabanı madenciliğiyle birlikte dünya habitatı üzerinde yıkıcı bir etki yaratacağı da ifade ediliyor.

PESTİSİTİ SERBEST BIRAKACAK
Trump’ın ikinci çevre düzenlemesi paketi ise pestisitler ve PFAS (kalıcı kimyasallar) üzerindeki kısıtlamaları kaldırıyor. Bilimsel araştırmalara göre PFAS maddeleri; kanser, kalp hastalıkları, doğum anomalileri ve hormonal bozukluklarla ilişkilendiriliyor. Ancak Trump, bu kimyasalların “tarım verimliliğini artırdığı” gerekçesiyle kullanımını serbest bırakmayı planlıyor. ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA), geçtiğimiz hafta domates, bezelye ve marul gibi ürünlerde PFAS bazlı pestisitlere onay verdi. Kurumun yeni başkanı Lee Zeldin, binlerce EPA bilim insanını işten çıkaran ve sanayi lobilerinden gelen temsilcilerle yönetimi dolduran bir isim olarak da biliniyor. ABD’de 2023 yılına kadar PFAS nedeniyle 9 bin 500’den fazla dava açıldı ve bu davalarda 17 milyar doların üzerinde tazminat ödendi. Yeni kararnameyle, şirketlerin kimyasal içerik bildirme zorunluluğu da kaldırılarak denetim mekanizmalarının zayıflatılması öngörülüyor.

Trump bir başka kararname ile PFAS ve pestisit sınırlamalarını kaldırmayı da planlıyor. Uzmanlar, kararname ile tarım ürünlerinden insan sağlığına kadar geniş çaplı bir kimyasal krizin tetiklenebileceği uyarısında bulunuyorlar.

İNSAN SAĞLIĞI TEHLİKE ALTINDA
Uzmanlar, kararın imzalanması halinde küresel insan sağlığı üzerinde tahribata yol açacağı konusunda uyarıda bulunuyorlar. ABD, yıllık 140 milyar dolarlık ihracat ahcmiyle dünyanın en büyük gıda ihracatçısı durumunda. ABD'deki ürünleri kimyasallardan koruyan yasaların yürürlükten kaldırılmasıyla birlikte, bu kimyasalların yol açtığı ciddi sağlık problemlelerinin de küresel ölçekte artacağı tahmin ediliyor. Amerikan Çevre Sağlığı Merkezi’nden Nathan Donely ise, “PFAS pestisitlerine onay verilmesi, insan sağlığını hiçe sayan kısa vadeli kazanç uğruna geleceğin feda edilmesidir” ifadelerini kullanıyor.

DÜNYAYI TEHDİT EDİYOR
Trump’ın ilk başkanlık döneminde imzaladığı Paris İklim Anlaşması’ndan çekilme, Alaska rezervlerinde petrol arama izni ve EPA denetimlerinin daraltılması gibi kararlar, çevre politikalarında büyük geri adımlar olarak kayda geçmişti. Çevre örgütleri, Trump yönetiminin yeni kararnamelerinin küresel ekosistem, canlı çeşitliliği ve gıda güvenliği açısından onarılması güç sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunuyor.