TÜGİAD Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Aykut Çakmaklı, sektörlere göre farklılık gösterse de ekonomide genel havanın toparlanmaya başladığını belirterek, "Bu yönüyle aslında her gün bir sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. İnanıyorum ki birlikte hareket ettiğimiz sürece Türkiye'nin ekonomik geleceğine yön veren kadrolar yine bu salondan çıkacaktır. TÜGİAD varsa üretim vardır. TÜGİAD varsa geleceğe güven vardır" dedi.

TÜGİAD Ankara Şubesi, geleneksel iftar yemeği buluşmasını Ankara'da gerçekleştirdi. Programa Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Defterdarı Yüksel Duman, TÜGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Yıldırım ve diğer önemli isimler katıldı.

Çakmaklı, iftar organizasyonunda yaptığı konuşmada, "Üretim, istihdam ve girişimcilik bir ülkenin gövdesiyse; birlik, beraberlik ve toplumsal bilinç o gövdenin can suyudur. Güçlü bir ekonomi, ancak güçlü bir toplumsal dayanışma zemini üzerinde yükseldiğinde sürdürülebilir hale gelir." dedi.

Ramazan ayının paylaşma ruhunun, iş dünyasının sosyal sorumluluğunu artırdığını vurgulayan Çakmaklı, "El uzatmanın, gönül almanın ve toplumsal barışı üretimle güçlendirmenin, ekonomik başarıdan çok daha kutsal bir görev olduğunun bilincindeyiz. Bugün burada kamu, sivil toplum ve iş dünyasının oluşturduğu bu sinerji; Ankara'nın stratejik aklının, Türkiye'nin küresel gücüne dönüşeceğinin somut teminatıdır." dedi.

ASO Başkanı Seyit Ardıç, iş dünyasının dinamizmi ve cesareti ile genç iş insanlarıyla aynı sofrada bulunmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Gençlerin enerjisi ve yenilikçi bakış açısının ülkenin üretim gücünü ileri taşıyacağını belirtti.

TÜGİAD Genel Başkanı Gürkan Yıldırım, iş dünyasının temsilcilerinin yalnızca şirketlerin değil, aynı zamanda istihdamı ve üretimi artırarak ülke geleceğini büyüttüğünü kaydetti.

İftar programında gazetecilerle sohbet eden Çakmaklı, ekonomik güven endeksinin 11 ay sonra yeniden 100'ün üzerine çıkmasına ilişkin olarak, "Sektörlere göre farklılık gösterse de ekonomide genel hava toparlanmaya başladı" dedi.

Büyük yatırımlardan ziyade verimlilik, dijitalleşme ve enerji verimliliği gibi projelerin öne çıktığını aktaran Çakmaklı, "Sanayide sipariş ve yatırım niyetinde sınırlı iyileşme var ama kapasite kullanımındaki yatay seyir, bu iyimserliğin hala temkinli ve seçici olduğunu gösteriyor" dedi.

Çakmaklı, 2026 yılında asıl ivmenin hizmet ve ticaret sektörlerinde görülmesini beklediğini ve sanayide otomotiv ile gıda sektörlerinin büyümede daha önde olacağını tahmin ettiğini sözlerine ekledi. Ayrıca, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'nın (EBRD) 2026 büyüme beklentisini yukarı çekmesini değerlendirdi.

Çakmaklı, "Finansal koşulların istikrar kazanması bu davranış değişimini mümkün kılıyor. Uluslararası sermaye piyasalarına erişimin iyileşmesi ve Merkez Bankası rezervlerinin 200 milyar doların üzerine çıkması gibi göstergeler, sahada 'Fiyatlama daha öngörülebilir.' hissini yaratıyor" diye konuştu.