Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı sorumluluğunda ve TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonuyla gerçekleştirilen 5. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi kapsamında deniz suyu, sediman, deniz buzu ve buzul örneklerinden elde edilen çevresel DNA (eDNA) analizlerinden CTD cihazlarıyla yapılan derinlik bazlı sıcaklık ve tuzluluk ölçümlerine kadar çok disiplinli araştırmalarla bölgedeki çevresel dönüşümler uzun vadeli olarak takip ediliyor. eDNA kapsamında, bölgede yaşayan canlı türlerinin genetik izleri takip edilerek ekosistemdeki değişimlerin biyolojik düzeyde izlenmesi hedefleniyor. Toplanan örnekler, klorofil, organik madde, besin tuzları gibi verilerle ve CTD cihazları aracılığıyla alınan fiziksel ölçümlerle birlikte değerlendiriliyor.

Araştırmalar, Atlantik su kütlelerinin kuzeye ilerlemesi ve boreal türlerin Arktik'e yayılması gibi büyük ölçekli çevresel dönüşümlerin izini sürmeye katkı sağlıyor. Bu entegre yaklaşım, iklim değişikliğinin ekosistem üzerindeki etkilerini daha bütüncül değerlendirme imkanı sunuyor. Doç. Dr. Erhan Arslan, seferde katılımcı olarak bulunan misafir araştırmacılarla Türk araştırmacıların birlikte çalışmasını şiddetle tavsiye etti. Arslan, "Örnek verecek olursak biz şu anda CTD ölçümlerimizde denizde farklı derinliklerden iletkenlik, tuzluk ve sıcaklık dağılımı gibi verilere bakmaktayız. Bu monitoring projelerinde deniz buzunun erimesiyle aslında deniz ekosisteminin bundan ne kadar etkilendiğini bu ölçümlerle ortaya koyuyoruz" diye konuştu.

Bilge Durgut, bu yıl Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi (TASE-V) kapsamında "Arktik'te akıllı biyoçeşitlilik izlemeye doğru" başlıklı çalışmalarının Türkiye'nin Arktik'teki ilk sistematik izleme girişimlerinden biri olduğunu belirtti. Durgut, geçen yıl katıldığı seferde Barents Denizi ve Svalbard çevresinden su, sediman, deniz buzu ve buzul eriyiği örnekleri topladıklarını aktararak, bu yıl da aynı istasyonlardan örnek alarak zaman içerisindeki değişimleri takip etmeyi amaçladıklarını söyledi.

Doç. Dr. Aslıhan Nasıf ise deniz jeolojisi ve deniz jeofiziği üzerine çalışmalar yaptığını ifade ederek, "Burada yaptığımız işin temelinde CTD veri ölçümleri var. Kulağa çok teknik gelebilir ama aslında oldukça sade bir mantığı var. Suyun farklı derinliklerindeki sıcaklık, tuzluluk ve yoğunluk değerlerini ölçüyoruz." dedi.

Arktik bölgenin, iklim değişikliğinin etkilerini ilk ve en güçlü şekilde gösteren yerlerden birisi olduğunun altını çizen Nasıf, "Buzların erimesi yüzeydeki tatlı su girişleri, su sütunundaki yapıyı tamamen değiştirebiliyor. Bizim amacımız da bu değişimi yıl yıl, metre metre hatta santimetre santimetre takip etmek" diye ekledi.