Süleyman Tarık Buğra, 2 Eylül 1918'de Akşehir'de doğdu. İlk ve ortaokulu burada tamamladıktan sonra 1933'te İstanbul Lisesine yatılı öğrenci olarak girdi. Buğra, burada Hakkı Süha Gezgin ve Pertev Naili Boratav'ın öğrencisi oldu ve ilk hikayelerini yazmaya başladı. 1936'da Konya Lisesinden mezun oldu ve askerlik görevini yaptıktan sonra maddi zorluklar yaşadı. 1947'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesine kaydoldu ve geçimini sağlamak için çeşitli işler yaptı.
Tarık Buğra, Akşehir'de "Nasreddin Hoca" gazetesini çıkardı. "Oğlumuz" hikayesinin Cumhuriyet Gazetesi Yunus Nadi Hikaye Yarışması'na katılmasıyla dikkat çekti ve ikinci oldu. 1949-1952 yılları arasında gazeteyi çıkardıktan sonra İstanbul'a döndü ve Milliyet Gazetesi'nde gazeteciliğe başladı. Yazılarında yoksulluk, dil, edebiyat ve sanat konularına değindi.
1950'de Jale Baysal ile evlendi ve 1951'de kızları Ayşe dünyaya geldi. 18 yıl sonra boşandı ve 1977'de hikaye yazarı Hatice Bilen ile ikinci evliliğini yaptı. Gazetecilik kariyerinde birkaç iş değişikliği yaptı ve 1983'te emekli olup edebiyat çalışmalarına yöneldi. Buğra'nın "Küçük Ağa" ve "Osmancık" gibi eserleri, Osmanlı tarihine ve toplumsal olaylara ışık tuttu. "Küçük Ağa", 1983'te televizyon dizisi olarak uyarlandı ve "Osmancık" da 1988'de dizi haline getirildi.
Tarık Buğra, 1991'de Devlet Sanatçısı unvanını aldı. 1993'te sağlık sorunları yaşamaya başladı ve 26 Şubat 1994'te vefat etti. Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi. Eserleri arasında romanlar, hikayeler, tiyatro oyunları ve denemeler bulunmaktadır. Buğra, Türk edebiyatında önemli bir figür olarak anılmaktadır.




