26 yaşındaki Türk vatandaşı Abdullah Atik, 3 Eylül’de vatandaşı Barış Kaya ile birlikte İtalya'daki Mammagialla Cezaevi’ne gönderilmişti ve intihar riski nedeniyle izleniyordu. Ancak avukatı Antonio Angelelli, “Böyle bir davranış beklenmiyordu” diyor.
Açılan soruşturmaya göre Abdullah Atik, Viterbo Cezaevi’ndeki hücresinde tek başınayken, parmaklıklara kendini asarak intihar etti. Hücre arkadaşı, çalışan mahkûm statüsünde olduğu için o sırada dışarıdaydı. Alarm verilir verilmez kurtarma ekipleri harekete geçti ancak geç kalınmıştı.
Cenaze adli emanette, soruşturma sürüyor. Olay yerine mobil polis ekipleri sevk edildi; incelemeler yapıldı ve savcılık koordinesinde soruşturma başlatıldı. Savcılık, cenazenin adli emanete alınmasına karar verdi. Il Cero adlı cenaze şirketi tarafından morga kaldırılan naaş, yargı makamlarının tasarrufunda bulunuyor. Ölümle ilgili tüm yönlerin aydınlatılması için otopsi ve ek incelemeler yapılması ihtimali dışlanmıyor.
Abdullah Atik’in cezaevi yaşamı
1 Ocak’ta 26 yaşına giren Atik, kırılgan bir genç olarak tanımlanıyor. Lazio Bölgesi Tutuklu Hakları Gözlemcisi Stefano Anastasia şöyle diyor:
“Geçmişi karmaşık olan bir tutukluydu. Tutuklanma nedeni de başlı başına zorlu bir durumdu ve cezaevi deneyimini iyi yaşamamış olabilir.”
Anastasi, Atik'in bu nedenle intihar riski açısından izlemeye alındığını, ancak “bunun yeterli olmadığını” ekledi.
Mammagialla’daki Nicandro Izzo Cezaevi’nin kapasitesi 405 kişi olmasına rağmen, sadece 275 ceza infaz memuru görev yapıyor; İtalyan basınına göre en az 471 personele ihtiyaç var.
Uilpa Cezaevi Polisi Genel Sekreteri Gennarino De Fazio’ya göre, “Viterbo’daki cezaevi kapasitesinin üzerinde tutuklu barındırıyor ve cezaevi polisinde personel açığı bulunuyor.”
Avukatı Antonio Angelelli ise, 5 Şubat öğleden sonra yaşanan bu trajik sonu öngörebilecek kadar açık işaretler olmadığını söylüyor:
“Cezaevinde olmaktan mutlu değildi ama hiçbir zaman intihar niyeti göstermedi. Böyle bir şey beklenmiyordu. Henüz tek kelime İtalyanca bilmiyordu ve özellikle vatandaşı Kaya ile kıyaslandığında oldukça içe dönüktü. Birkaç ay öncesine kadar aynı hücredeydiler, sonra ayrıldılar. Yeni hücre arkadaşı Faslıydı ve dil ciddi bir engel olmuş olabilir; biri Türkçe, diğeri Arapça konuşuyordu.”
Tutuklama ve silah kaçakçılığı soruşturması
Abdullah Atik ve Barış Kaya, 3 Eylül’de, Santa Rosa Festivali geçiş güzergâhı üzerindeki Via Santa Rosa’daki bir pansiyonda tutuklandı. Özellikle kutsal alanın hemen önünde bulunmaları ve şüpheli davranışları, tesis sahibinin dikkatini çekti ve alarm verilmesine neden oldu. Odada yapılan aramada iki gencin silahlı olduğu tespit edildi.
Başlangıçta, pansiyonun konumu ve festival nedeniyle kentin aşırı kalabalık olması sebebiyle olası bir terör saldırısı ihtimali dahi değerlendirilmiş, olağanüstü güvenlik önlemleri alınmıştı. Taşıma töreni, geleneğe aykırı şekilde, kentin ışıkları açıkken kısmen gerçekleştirildi. Ancak soruşturma sonucunda terör ihtimali dışlandı. Savcılık, silah kaçakçılığı suçlamasıyla soruşturmayı tamamladı.
Cezaevlerinde acil durum
Atik, yılbaşından bu yana İtalya cezaevlerinde yaşamına son veren yedinci tutuklu oldu.
Uilpa Cezaevi Polisi Genel Sekreteri Gennarino De Fazio, “Bu trajik bilanço, cezaevi krizinin devam ettiğinin ve giderek daha da ağırlaştığının açık bir göstergesi.” dedi.
İtalya hükümeti kapsamlı yeni güvenlik yasa tasarısını kabul etti.
Gündem·
Türk mahkum İtalya'daki cezaevinde ölü bulundu





