Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye arasında 2016'da imzalanan göç odaklı 18 Mart Mutabakatı 10. yılını doldurdu. Şimdi belgenin hâlâ geçerli olup olmadığı tartışılıyor. Merak edilen bir konu da AB'nin önümüzdeki dönemde Suriyeliler başta olmak üzere Türkiye'deki göçmenlere mali katkı sağlamayı sürdürüp sürdürmeyeceği.
Mutabakat, Suriye iç savaşının ardından, Türkiye üzerinden AB ülkelerine kural dışı geçişlerin en üst seviyeye tırmandığı bir dönemde hayata geçirildi. AB'nin bu belge kapsamında Türkiye'ye yapacağı mali yardım her aşamada diğer unsurların önüne geçti, Türkiye'ye yarayacak unsurların geri planda kaldığı yönünde eleştiriler yapıldı. Türkiye ise mutabakatın AB lehine görünmesinin temel nedeninin birliğin yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmemesi olduğunu savundu.
Mali yardım konusuna gelindiğinde, mutabakat gereği Türkiye'deki Sığınmacılar İçin AB Mali İmkanı (FRIT) kapsamında tahsis edilen 6 milyar euro seviyesindeki finansman iki dilim halinde 2016-2019 arasında devreye sokuldu. 2020'de 535 milyon euro geçici finansman sağlandı. 2021-2023 dönemi için üç milyar euro ek kaynak oluşturuldu. 2024 için belirlenen destek oranı ise bir milyar euro idi. AB'nin, 2016'dan bu yana Türkiye'de bulunan mülteciler için yaklaşık 11,7 milyar euro kaynak oluşturduğu görülüyor.
AB, göç konusunda Türkiye'yle yakın ve düzenli temasta olmayı sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde de bu yaklaşımın süreceğine işaret ediyorlar. Avrupa Komisyonu, Türkiye'ye destek bağlamında dört öncelik belirlemiş durumda:
- Türkiye'nin sınır idaresi, göç yönetimi ve düzensiz göçle mücadele kapasitesinin artırılmasına destek olmak.
- Türkiye'deki Suriyelilere desteğe devam edilmesi.
- Suriyelilerin ülkelerine dönmesine katkı sağlamak.
- Suriyelilere, Suriye'ye dönmelerinin ardından destek olmak.
Türkiye'de geçici koruma kapsamındaki Suriyelilerin sayısı, 2021'de 3 milyon 737 bin 369 iken, 2026 Mart verilerine göre bu sayı 2 milyon 302 bin 917'ye geriledi.





