İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in önce Gazze ardından İran savaşıyla ilgili tavrı ve açıklamaları ülkeyi Türkiye kamuoyunda sıkça anılır duruma getirdi. Türkiye'de sosyal medyada ve televizyonlarda, İspanya ile dayanışma mesajları yayımlanırken, İspanyol yayıncılar da bu desteği haberleştirdi.

İki ülke ilişkilerini yakından takip eden uzmanlar, bu durumun İspanya ve Türkiye arasında yıllardır devam eden sessiz yakınlaşmanın sonucu olduğunu söylüyor. Bunda iki ülkenin NATO'nun güney kanadındaki ortak çıkarları ve son yıllarda yakından hissedilen bölgesel krizlerin etkili olduğu belirtiliyor.

İspanya, Türkiye'nin Avrupa Birliği ve NATO üyeleri arasında ilişkilerini en sorunsuz yürüttüğü ülkelerden biri olarak görülüyor. İspanya'nın 10 yıldan uzun süredir NATO şemsiyesi altında İncirlik'te Patriot hava savunma sistemi bulunuyor. Bugüne kadar binlerce İspanyol askeri üste görev yaptı.

İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü (IstanPol) Dış Politika Programı Koordinatörü Riccardo Gasco, Patriot konuşlandırmasının, Madrid'in Türkiye'yi bir ön cephe müttefiki olarak gördüğünün göstergesi olduğunu söylüyor. Granada Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi Profesörü Alberto Bueno da bu görüşe katılıyor. Bueno ilişkilerin İspanya'nın 2004-2011 dönemindeki eski başbakanı José Luis Rodríguez Zapatero dönemi de dahil olmak üzere 2000'li yılların başlarına uzandığını söylüyor.

Savunma‑stratejik düzeyde ise İspanya'nın, Patriot konuşlandırmasıyla Türkiye ile ikili savunma bağlarını güçlendirdiğini ve sanayi alanında yeni kapılar açtığını söylüyor. Barcelona Uluslararası İlişkiler Merkezi'nde Araştırmacı Samuele Abrami, Patriot'ların NATO görevi kapsamında konuşlandırılmasının her iki ülke açısından karşılıklı güven anlamına geldiğini ancak buna "gereğinden fazla anlam yüklenmemesi" gerektiğini söylüyor.

Uzmanlara göre iki ülke geçmişten bu yana neredeyse sorunsuz bir ilişki sürdürüyor. Samuele Abrami, İspanya'nın geçmişten bugüne Türkiye ile herhangi bir toprak anlaşmazlığı olmadığını ve "Türkiye dosyası"nın İspanya iç siyasetinde "kayda değer biçimde politize edilmediğini" söylüyor.

Uzmanlar iki ülke arasında uzunca bir süredir devam eden sessiz yakınlaşmada son dönemde "yeni bir aşamaya" gelindiği konusunda hemfikir görünüyor. Ukrayna'dan İran'a yaşanan bölgesel çatışmalar ve Avrupa ülkelerinin güvenlik mimarisindeki değişimin de bunda etkili olduğu düşünülüyor.

Türkiye'nin son yıllarda art arda yaşanan Ukrayna ve Ortadoğu'daki krizler nedeniyle Avrupa ve NATO nezdindeki stratejik önemi belirgin biçimde arttı. Türkiye ile ilişkilerde "yeniden bir iyimserliğin" hakim olduğunu söylüyorlar. Türkiye'nin önde gelen savunma şirketlerinden Baykar'ın, İtalyan savunma ve havacılık devi Leonardo ile ortaklık anlaşması 2025 başında duyuruldu.

İspanya ile Türkiye'nin ilk milli jet eğitim ve hafif taarruz uçağı olarak tanıtılan Hürjet'in satışı konusunda geçen yıl sonunda 2,6 milyar euro'luk anlaşma imzalandı.

Ancak demokrasi ve insan haklarıyla ilgili meselelerde iki hükümet farklı yaklaşımlar benimsediği için, 360 derecelik bir siyasi yakınlıktan söz edilemez.

Türkiye'nin İspanya ile ilişki kurma biçiminin Avrupa Birliği (AB) için de bir model olup olmayacağı sorusuna Samuele Abrami, bunun "kolaylıkla kopyalanamacağını" söyleyerek yanıt veriyor. Ancak İspanya'nın yaklaşımının "AB'de siyasi bütünleşmenin tıkandığı dönemlerde bile Türkiye ile anlamlı savunma işbirliğinin ilerleyebileceğini" gösterdiğini söylüyor.

Bu bağlamda Türkiye'nin, Hürjet ve Kaan gibi projelerle tasarımdan üretime Avrupa projelerine kıyasla "daha hızlı ilerleyebilme kapasitesini ortaya koyan önemli bir ortak" olarak öne çıktığını söylüyor.