İpek YEZDANİ
Toplantıda konuşan OECD Düzenleme Politikaları Analisti Tobias Querbach, “paydaş katılımı” adı verilen alanın OECD üyesi tüm ülkelerin en zayıf olduğu alanlardan biri olduğunu belirterek, “Düzenleyici politikalar alanında en iyi olan ülkelerde bile kamuyu ilgilendiren bir politika kararı alındıktan sonra bu kararın etkilerinin araştırılması çok zayıf. Ancak herkesin zayıf olduğu bu alanda Türkiye ortalamanın da çok altında. 10 yıl önceki durumla şimdi arasında hiçbir ilerleme yok” dedi.
Şeffaflık alanında ilerleme
Bu yıl dördüncüsü yayımlanan Türkiye raporunda, OECD değerlendirmesine göre, Türkiye’de şeffaflık alanında önceki dönemlere kıyasla ilerleme kaydedildiği vurgulandı.
Raporun “Gelecek odaklı ve insan merkezli düzenleme ihtiyacı” bölümünde ise dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve artan belirsizlik ortamında, düzenleme süreçlerinin daha çevik, veri temelli ve kapsayıcı şekilde ele alınması gerektiğine dikkat çekildi.
Akademi Kurul Üyesi Dr. Erkin Erimez, OECD tarafından 2024 yılında açıklanan “Hükümetlere Duyulan Güven Araştırması”nın sonuçlarına göre OECD ülkelerinde vatandaşların yüzde 44’ünün hükümetlere hiç güven duymadığı ve çok az güven duyduğunu söyledi. OECD araştırmasının sonuçlarına göre yüksek veya normal seviyede güven duyanların oranı ise yüzde 39. Erimez, hükümetlere duyulan güveninin azaldığı bir dönemde başa çıkılması gereken konular arasında çevresel sorunlar, teknolojik gelişmeler ve jeopolitik gelişmeler geldiğini söyledi.
Karar ve uygulamalar yaşam kalitesini etkiliyor
Kamu Düzenleme Kalitesi 2025 yayını, politika yapıcılar, kamu yöneticileri, iş dünyası ve sivil toplum için reform önceliklerine ışık tutan önemli bir referans kaynağı niteliği taşıyor.
Argüden Yönetişim Akademisi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Yılmaz Argüden, “Kamu karar ve uygulama kalitesi, doğrudan yaşam kalitesini etkiler; toplumun her kesiminin hayatına dokunur. OECD, bu alanda yürüttüğü çalışmalarla kamu karar ve uygulama kalitesini güçlendirmeye yönelik ilkeler geliştiriyor, bu ilkelerin ne ölçüde hayata geçirildiğini izliyor ve ilerlemeyi destekleyen ölçüm metodolojileri ile modeller sunuyor. Bu çalışma, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kamu karar ve uygulama kalitesinin geliştirilmesi için önemli fırsatlar bulunduğunu açıkça ortaya koyuyor” dedi.



