Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayisi, özellikle Roketsan gibi öncü şirketlerin geliştirdiği yenilikçi roket ve füze sistemleriyle son yıllarda göz kamaştıran bir ilerleme kaydetti. Son teknolojiler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin caydırıcılığını artıran üstün yeteneklere sahip silahlarla ülkenin güvenlik kalkanını da güçlendiriyor. Savunma doktrininde çığır açan bu yerli roketler, sadece ulusal güvenliği sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası pazardaki gücünü de ortaya koyuyor.

Tayfun Blok-4 hipersonik füze, Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi olma özelliği taşıyor. 10 metre uzunluğunda, 938 mm çapında ve 7.200 kilogram ağırlığındaki bu füze, çok maksatlı harp başlığıyla hava savunma sistemleri, komuta kontrol merkezleri ve askeri tesisler gibi stratejik hedeflere kilometrelerce uzaktan yüksek hassasiyetle vuruş yapabiliyor. Test aşamalarının sonuna yaklaşan Tayfun Blok-4, Türk savunma sanayisinde yeni bir dönemin habercisi olarak dikkat çekiyor.

TEKNOLOJİK SİSTEMLER NELER?
Denizaltılardan atılabilen ATMACA Gemisavar Füzesi’nin gelişmiş versiyonu olan AKATA ise Türkiye’ye sualtından güdümlü mermi atış kabiliyeti kazandırıyor. 250 kilometreyi aşan menzili ve yüksek patlayıcılı, parçacık etkili harp başlığıyla Mavi Vatan’ın savunmasında kritik bir rol oynayan AKATA, bu teknolojiye sahip dünya çapında az sayıdaki ülkeden biri olmamızı sağlıyor.

İnsanlı ve insansız savaş uçakları için geliştirilen GÖKBORA Görüş Menzili Ötesi Havadan Havaya Füze, 100 deniz milini (yaklaşık 185 km) aşan menzili ve ramjet motoruyla desteklenen güdüm sistemiyle düşman hava unsurlarına karşı üstün vuruş gücü sağlıyor. Yerli üretim bor yüklü katı yakıt teknolojisiyle fark yaratan GÖKBORA, havadan gelen tehditlere etkili bir yanıt sunuyor.

EREN yüksek hızlı çok amaçlı dolanan mühimmat ise SİHA’lar, helikopterler, kara araçları ve deniz platformlarından atılabiliyor. 100 kilometrenin üzerindeki menzili, uzun havada kalış süresi ve gelişmiş güdüm yeteneğiyle düşük hızda seyreden hava unsurlarına, zırhlı ve zırhsız kara hedeflerine ve anti-personel görevlerine çok yönlü bir çözüm sağlıyor.

Jet ve SİHA platformlarına entegre edilen 300 ER havadan atılan balistik füze, 500 kilometrenin üzerinde menziliyle stratejik hedeflere ulaşabiliyor. Katı yakıtlı itki sistemi sayesinde yüksek hız ve hassasiyet sunan 300 ER, atıcı platformun düşman hava savunma tehdit alanına girmeden görev yapmasına olanak tanıyor. Farklı harp başlıkları ve güdüm seçenekleriyle esnek bir kullanım imkanı sağlıyor.

Türk, füze ve roket sistemleri global pazarın da gözdesi durumunda

DERİNLİKLİ HEDEFLERİ İMHA EDİYOR
Çok platformlu (kara, deniz, hava) kullanım için tasarlanan ÇAKIR seyir füzesinin menzili ise 280 kilometrenin üzerinde. Düşük görünürlük, yüksek isabet oranı, yapay zeka destekli otonom hedefleme yeteneği ve düşük radar kesit alanı ile modern savaşta stratejik avantaj sunan ÇAKIR, seri üretim aşamasında ve Türk ordusunun vurucu gücünü artırıyor.

Hava platformlarından fırlatılan SOM stand-off mühimmatı, 250 kilometrenin üzerinde menziliyle düşman savunmasının derinliklerindeki hedefleri vurabiliyor. Penetrasyon yeteneği ve çok modlu güdüm sistemi sayesinde sığınaklar ve komuta merkezleri gibi sert hedeflere karşı etkili olan SOM, Türk Hava Kuvvetleri’nin envanterinde önemli bir yere sahip.

ATMACA ailesinin karadan fırlatılan versiyonu KARA ATMACA, 280 kilometreyi aşan menzili ve yüksek patlayıcılı harp başlığı ile zorlu arazi koşullarında hassas vuruşlar yapabiliyor. Yerli motorlarla donatılan bu füze, Mavi Vatan’ın kara savunmasını güçlendiriyor ve kara hedeflerine karşı üstün caydırıcılık sağlıyor. Taktik balistik füze kategorisinde yer alan KAAN, 300 kilometrenin üzerinde menzili ile hızlı tepki gerektiren operasyonlarda stratejik hedeflere ulaşabiliyor.