Yayınlanma:
15.10.2026- 10:38
Son Güncelleme
15.10.2026 - 10:41
Fransa ve Almanya’da Ukrayna’ya verilen desteğin maliyeti üzerindeki tartışmalar büyüyor. Fransa’da aşırı sağcı Ulusal Birlik’in önde gelen ismi Marine Le Pen, 2027’de cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda Ukrayna’ya yönelik mali desteği altı ay daha sürdüreceğini, ardından Fransa’nın bu desteği kesmesi gerektiğini söyledi. Le Pen, ülkesinin ekonomik durumunun yeni bir finansman yükünü taşıyamayacağını savundu. Almanya’da ise aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) ile sol popülist Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW), 14 Ekim’de Saksonya-Anhalt eyalet parlamentosunda Ukrayna’ya yönelik askeri ve mali yardımların durdurulmasını isteyen önergeyi kabul ettirdi.
FRANSA’NIN ARTIK GÜCÜ YETMİYOR
Avrupa’da Ukrayna’ya desteğin geleceğine ilişkin tartışmalar, savaşın dördüncü yılı geride bırakılırken yeni bir aşamaya girdi. Yardımların sürdürülmesini savunan hükümetlerle, kaynakların ülke içindeki ekonomik ve sosyal sorunlara ayrılmasını isteyen siyasi hareketler arasındaki görüş ayrılığı belirginleşiyor. Marine Le Pen, Financial Times’a verdiği demeçte Fransa’nın içinde bulunduğu ekonomik koşullara dikkat çekerek Ukrayna’ya mali desteğin süresiz devam edemeyeceğini söyledi.
ALMANYA’DA YARDIMLARI DURDURMA HAMLESİ
Almanya’da Ukrayna’ya yönelik desteğin kesilmesi çağrısı, 14 Ekim’de Saksonya-Anhalt eyalet parlamentosunda yapılan oylamayla somutlaştı. Eyalet seçimlerinde önemli bir başarı elde eden AfD ile BSW, Ukrayna’ya yapılan askeri ve mali yardımların sona erdirilmesini ve Rusya’ya uygulanan yaptırımların kaldırılmasını isteyen önergeyi kabul ettirdi. Ancak kararın Almanya’nın dış politikasını doğrudan değiştirecek bir etkisi bulunmuyor.
130 MİLYAR EURO YARDIM
Ukrayna’ya askeri ve mali yardım konusunda karar yetkisi federal hükümete ait. Almanya’da Ukrayna’ya verilen desteğin büyüklüğü de siyasi tartışmanın temel başlıklarından biri. Federal Meclis’te 7 Ekim’de yapılan görüşmelerde AfD temsilcileri, Almanya’nın Ukrayna’ya ikili yardımlarının 100 milyar euroya , Avrupa Birliği üzerinden sağlanan kaynakların ise buna ek olarak 30 milyar euroya ulaştığını ileri sürdü.




