Tamir ustası bulmak her geçen gün zorlaşıyor. Vatandaşlar bozulan beyaz eşyaları için günlerce sıra bekliyor. Randevular 5 ila 15 gün sonrasına veriliyor. Sorunun temelinde çırak ve ara eleman eksikliği yatıyor. Ustalar da gençlerin meslek liselerine yönlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Eskiden bir telefonla hemen çağrılan mahalle ustası artık yok. Bulaşık makinesi bozuldu, buzdolabı arızalandı diyelim… Usta bulmak büyük mesele, bulduktan sonra gelmesi ise ayrı bir sorun. Türkiye’de çırak ve kalfa sıkıntısı, tamir sektörünü adeta kilitlemiş durumda. Artık birçok vatandaş bozuk eşyasıyla günlerce, hatta haftalarca baş başa kalıyor. Ustalar ise yoğunluktan dolayı “5 gün, 10 gün, 15 gün sonra gelirim” diyerek randevu veriyor. Özellikle acil durumlarda çaresizlik daha da büyüyor.
Bir vatandaş yaşadığı sıkıntıyı şöyle anlattı: “Piyasada usta bulmak neredeyse imkânsız. Bozulduğu anda tamir ettirme şansınız yok. Ustayı arıyorsunuz ama nerede olduğunu bilmiyorsunuz. Kimisi ‘iki gün sonra’, kimisi ‘üç gün sonra’ diyor. Aynı gün usta bulabilmek artık mucize gibi. Sanat okullarını geliştirip daha çok genç eleman yetiştirilmesi gerekiyor.”
Ustalar da benzer bir soruna dikkat çekiyor: “Şu an işlerimizi randevu sistemiyle yürütüyoruz. 5 gün, 10 gün sonrasına gün veriyoruz. Acil işler dışında hemen müdahale edemiyoruz. Herkes masa başında çalışmak istiyor. Çırak yok, eleman bulmak neredeyse imkânsız.” Türkiye’de hem teknik eleman açığı hem de meslek liselerine olan ilginin azalması, usta krizini derinleştiriyor. Uzmanlar ise mesleki eğitimin yeniden cazip hale getirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.




