Geçen sezonun Şampiyonu Galatasaray, sezonun açılış maçı için Gaziantep deplasmanında ilk maçlar genelde zordur; oyuncuların lige adaptasyonu, hava sıcakları gibi birçok olumsuz etken vardır ama bunlar sarıkırmızılılar için önem arz etmiyor. Çünkü zaten bu sezon başını en iyi geçiren takımdı. Nitekim hazırdılar diğer takımlara göre; bu da hazırlık maçlarında net göründü.

Sane, Barış ve Yunus gibi açık alanda etkili üç atletik oyuncu ile hücum hattında oynuyorsanız sizin için zor olan 0-0 oynamaktı. Nitekim ilk golü bulduktan sonra çok çabuk ikinci golü bularak maçın fişini çektiler. Galatasaray'ın en temel farkı diğer takımlara göre son yıllarda kadro istikrarı, ilk 11'i herkesin sayabilmesi. Güçlü takımın taşıyıcı kolonu olan omurgası.

Oyuncuların takıma sahip çıkması gibi birçok özellik sayarız. Farklı konularda yalnız başarılarında saha içine döndüğümüzde en temel farkı diğer şampiyonluğa oynayan takımlara göre (Oyununu Rakiplerine Kabul ettirmeleri). Sara hücum bağlantısı mükemmel, Barış Alper Yılmaz her zamanki gibi savaşçı hele bunu skora çevirmesi, bu eksik yönünü geliştirmesi, gelecek kariyeri açısından çok olumlu. Davinson Sanchez savunmanın kalesi, Yeni transfer Leroy Sane kalitesi tartışılmaz ama takım arkadaşlarına uyum sağlaması için biraz zamana ihtiyacı var.

Kısaca şampiyon Galatasaray kaldığı yerden devam ettiği gibi bunu da devam ettireceği görüntüsü vardı ilk gösterisinde ve Gala gecesinde. Şampiyon Galatasaray, Gaziantep deplasmanında daha ilk yarıda işi bitirip, 3 puanı cebine koydu. Hem de çok kötü bir zemin ve çok sıcak bir hava olmasına rağmen... Hem de hiç zorlanmadan... Yüzyılın transferi Osimhen yok; Icardi yok, Morata (gitti) yok ama Barış Alper Yılmaz var... Barış Alper Yılmaz, sanki bir oksijen tüpü...

Takımına oksijen taşıyan bir atom karınca gibi... Dün bir asist yaptı, penaltıdan iki kez fileleri havalandırdı... Bir topu direkte patladı! Büyük oyuncu işte böyle olur. Barış Alper Yılmaz; smokinle değil formayla sahaya çıkan işçi... Delikanlı yönünü sevinciyle gösteren bir futbol beyefendisi... Sihirli ayakları ile senfoni yazan futbol piyanisti.

Galatasaray, kadro kalitesi ve oyun gücü ile bu ligin üzerinde bir takım oldu. Dün ilk lig maçına çıkan Leroy Sane'deydi tüm gözler. Sane henüz hazır değil ama çok istekli. Formunu bulunca çok can yakar. Eren Elmalı sol kanada sanki bir ray döşemiş... Hızlı bir tren gibi rakibin üzerine gidip, sol kanattan rakibi bunaltan bindirmeler yaptı. Bir de güzel bir gol attı Eren!

İlk penaltıda korner atışı sırasında topsuz alanda Kevin Rodrigues, Sallai'yi formasından çekip yere indirdi. Pozisyonda muhteşem bir VAR uygulaması izledik. Hakem Ali Şansalan'a izleme tavsiyesinde bulundu VAR! Yıllardır ceza sahasındaki kanayan bir yaradır bu! Didişmeler, birbirlerini yere indirmeler. Hep görmezden gelindi. Ama dünkü maçta çok doğru bir uygulamaya şahit olduk. Pozisyon buz gibi penaltıydı ve monitöre giden Şansalan penaltıyı verdi. Bu şu anlama geliyor; bu sezon özellikle korner atışları sırasında bunun benzeri hareketlerde penaltı verilecek. Okan Buruk'a helal olsun! Ligde hattrick (üst üste 3 şampiyonluk) yaptı. Four-trick'e doğru gidiyor... Kendisini mesleğine ve Galatasaray'a adamış bu adamı ayakta alkışlamak lazım.

Bu Galatasaray, bu formda hocası ile Şampiyonlar Ligi'nde de büyük işler yapacağının sinyallerini verdi. İkinci yarıda Gaziantep FK kalecisi Burak ceza sahası dışında topa elle müdahale etti. Ali Şansalan oyunu devam ettirdi ama VAR'dan izleme tavsiyesi geldi. Pozisyonu izleyen Şansalan, Burak'a kırmızı kart gösterdi. Galatasaray zorlanmadan kazandı ve sezona müthiş bir başlangıç yaptı.