Ziraat Türkiye Kupası'nın havası gerçekten bir başka güzel... Dün gece iki büyük takım karşı karşıya geldi. Belki futbol adına üst düzey bir kalite yoktu ama heyecan zirvedeydi. Beşiktaş, sahadan hak ederek, kazanarak ayrıldı ve moral buldu. Siyah-beyazlılar baskılı oyununu galibiyetle süslerken, skoru farklı noktalara taşıyamamasının başlıca nedenleri ise Fenerbahçe kalecisi Tarık, hakem Oğuzhan Çakır ve VAR yönetimiydi.

Beşiktaş'ta gecenin yıldızı tartışmasız Cerny idi. Çek yıldız, sahada ortaya koyduğu müthiş mücadeleyi iki harika golle taçlandırdı. Attığı iki golde de topu adeta iğne deliğinden geçirerek maça damgasını vurdu. Cerny'nin hücumdaki etkinliğine zaman zaman Orkun Kökçü'nün de ayak uydurmasıyla Beşiktaş, belki de bu sezonun en iyi futbolunu oynadı. Emirhan'ın cesur yürek gibi sahada savaşması takım arkadaşlarını ateşledi. Ancak bu maçta hakem hatalarını görmezden gelmek mümkün değil. İlk yarıda "VAR ne zaman devreye girecek?" diye beklerken, VAR devreye girdi ve Fenerbahçe'nin kazandığı penaltıyla maça denge geldi. Beşiktaş'ın attığı ikinci gol öncesinde verilmeyen penaltı ise gerçekten "Bu kadar da olmaz!" dedirtti.

Cüneyt Çakır hakemliği bıraktı ama belli ki bayrağı Oğuzhan Çakır'a devretmiş! Beşiktaş'ta tek sırıtan isim Jurasek'ti. Açık söyleyeyim; Sergen Yalçın'ın bu performansa 78 dakika nasıl dayandığını aklım almıyor. Fenerbahçe cephesinde ise Asensio, kalitesini ortaya koyan isimdi. Bir noktaya özellikle dikkat çekmek istiyorum... Son iki maçta Beşiktaş'ta öz kaynak düzeninden çıkan gençler sorumluluk alınca, iyi sonuçlar da peş peşe gelmeye başladı. Zaman zaman hatalar yapabilirler ama bu gençlere güvenelim. Bırakın pahalı transferleri... Öz kaynak düzenine daha fazla yatırım yapın. Bu galibiyet Beşiktaşlıları gelecek haftalar için, hatta yeni yıl öncesinde umutlandırdı. Kadıköy'de takımını 90 dakika boyunca harika destekleyen taraftarın mutluluğu ise her şeye bedeldi. Çünkü onlar her şeyin en iyisini hak ediyor.

Fenerbahçe çok sayıda eksikle çıktı Beşiktaş karşısına. Ya dostlar; sakatını, cezalısını anlarım da izin alıp giden oyuncuları kimse bana anlatamaz. Türkiye'nin 2 numaralı kupasında ve rakibin Beşiktaş'ken benim takımımdan kimseye Noel izni vermem! Kim ne derse desin! Kenarda Sergen Yalçın'ın sinirli gülümsemelerini görünce açıkçası haline üzüldüm. Beşiktaş'ın bu az yetenekli kadrosuyla şampiyonluk yarışının içerisine girmesi çok zor. Farkın açılmasını önleyen kaleci Tarık'ın müthiş performansını es geçmeyelim. Takımın 3. kalecisi durumunda olmasına karşın kendini hep hazır tutmuş. Helal olsun kardeşim. Tedesco'nun en çok şans verdiği oyuncuların başında geliyor. Yani bu formsuzluğun şans bulamamakla ilgisi yok. Benden ona bir tavsiye; sezonun ikinci yarısında oynadın, oynadın. Yoksa takarsın sepeti koluna, herkes kendi yoluna.

Futbol kaliteli oyuncularla güzel ve keyifli... Dün hem Fenerbahçe'de hem de Beşiktaş'ta önemli eksikler vardı. Özellikle de Fenerbahçe'de tam 13 oyuncu çeşitli sebeplerle kadroda yoktu. Tedesco, böylesine önemli bir kupa maçı öncesinde Ederson ve Duran'a neden erken Noel izni verdi onu da anlamış değilim. Sen iki önemli silahını tatile gönderirsen, maçı da kaybedersin Tedesco! Bu yenilgi Tedesco'ya yazar!

Beşiktaş maçın ikinci yarısında net pozisyonlar yakaladı. Etkili hücumlar yaptı. Fenerbahçeli oyuncuların yorgunluğu, Beşiktaş'ın kolay pozisyona girmesinde başrol oynadı. Hakem Oğuzhan Çakır ve VAR Odası, Oosterwolde'nin pozisyonunda Beşiktaş'ın net penaltısını es geçti. Yine Fenerbahçe'nin Djalo'nun Szymanski'ye yaptığı müdahalede penaltısı güme gitti. Herhalde kupa derbisi berabere bitsin istediler. Ama gecenin yıldız ismi Cerny ikinci kez sahneye çıkarak Beşiktaş'ı galibiyete taşıdı.

Gerçek şu ki karşılaşma Kadıköy'de olmasına rağmen, derbide daha iyi oynayan taraf Beşiktaş'tı. Zaten kazanan da Beşiktaş oldu. Aslında derbinin yıldızları maçı anlatan spiker arkadaşlarımız Ender Bilgin ve Cüneyt Şen'di. Maçı harika anlattılar. Akıcı bir üslupla heyecanı düşük derbiye kalite ve değer kattılar.