Deprem Bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, CNN TÜRK'te Akıl Çemberi programının konuğu oldu. Üşümezsoy, Balıkesir Sındırgı'daki depremi nasıl bildiğini ve yeni deprem riski olup olmadığını değerlendirdi.
1999 yılında Marmara depremi sırasında Simav Dağı ve Bozdağlar’da arazi çalışması yaptığını belirten Üşümezsoy, şöyle konuştu: "O dönemde kayalar belirli bir şekilde uzuyor ve bu uzamayı ölçüyorduk. Menderes Havzası boyunca kuzey-güney yönlü bir gerilme gözlemliyorduk. Bu gerilme, 15 km derinden yukarı doğru çıkan bir kubbe gibi kütlenin yükselmesiyle ve bunun üzerinde yırtılmalar oluşmasıyla meydana geliyor."
Bölgedeki yeni deprem riski hakkında bilgi veren Üşümezsoy, şunları söyledi: "Fayların başladığı ve bittiği bölgelere dikkat etmemiz gerekiyor. 1971 yılında Gediz’de 7.1 büyüklüğünde bir deprem oldu. Daha sonra, 2011 yılında Simav Dağı yükselirken önü çöktü ve orada 6.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Türkmen Dağı’nda, Demirci bölgesinde de bu depremden etkilenen kasabalar var. Faylar sanıldığı gibi düz bir şekilde ilerlemiyor; tersine, bir derenin bittiği yerde başka bir dere başlıyor; buna segment diyoruz."
Simav için risk bitmedi: Üşümezsoy, “Simav için risk bitmedi. Burada jeolojik zaman açısından 1968, 1970, 2011 ve 2025 yılları bir saniye gibi geçiyor. Eğer bunları bir piyano tuşları gibi düşünürseniz; Uşak’ta bir tuş, Simav’da bir tuş, Demirci’de bir tuş ve Sındırgı’da bir tuş var. En son Sındırgı’daki tuş kırıldı. Burada büyük bir deprem olmaz diyemeyiz, ancak Simav için risk tamamen bitti demek de doğru değil.” dedi.
Sonuç olarak, 5.9’luk bir depremle Simav’da bir kırılma yaşandığını belirten Üşümezsoy, Emet bölgesine doğru ilerleyen bir kesim bulunduğunu da sözlerine ekledi.





