Prof. Dr. İbrahim Öztura, Antalya'da katıldığı sağlık kongresinde uykunun yaşamın temel bir parçası olduğunu vurguladı. İnsan ömrünün yaklaşık üçte birinin uykuda geçtiğini belirten Öztura, bu sürenin beyin ve bedensel sağlık açısından önem taşıdığını ifade etti. Uykuda beynin ve vücudun bakım-onarım sürecine girdiğini söyleyen Öztura, bu süreden tasarruf etmenin uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini de belirtti.

Öztura, büyükşehirlerde yoğun iş temposu ve sosyal alışkanlıkların uyku düzenini olumsuz etkilediğini vurguladı. İnsanların kendilerine zaman ayırma isteği nedeniyle uykudan kısıtladıklarını ve bu durumun düzensiz, yetersiz bir uykuya yol açtığını belirtti. "Uyku hijyeninin bozulması, geç saatlerde yatma ve yetersiz uyuma şeklinde kendini gösteriyor" dedi.

Kronik uykusuzluğun, toplumda yaygın olmasına rağmen yeterince ciddiye alınmadığını ifade eden Öztura, bu durumun tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu vurguladı. Uykusuzluk yaşayan insanların yalnızca %5-6'sının doktora başvurduğunu belirtti ve bu durumun önemli bir sorun olduğunu ifade etti.

Öztura, bazı uyku bozukluklarının nörolojik hastalıkların habercisi olabileceğine de dikkat çekti. Özellikle uyku apnesi sendromunun yalnızca horlama olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Uyku apnesinin tedavi edilmemesi durumunda zihinsel kapasitede azalma riskinin arttığını, bu durumun ilerleyen yaşlarda nörolojik hastalıklara yol açabileceğini söyledi.

Son olarak, uyku sorunlarında bilinçsiz ilaç kullanımına karşı uyarıda bulunan Öztura, ilaçların uzun vadede ciddi yan etkilere yol açabileceğini belirtti ve ilk hedefin ilaçsız tedavi olduğunu vurguladı.