İsrail ve Hamas arasında imzalanan tarihi ateşkes anlaşması umut yaratsa da uzmanlar anlaşmanın kalıcı olmayabileceğini belirtiyor. Ortadoğu uzmanı Dr. Trita Parsi, barışı “son derece kırılgan” olarak tanımlayarak, sürecin ABD Başkanı Donald Trump’ın Netanyahu üzerindeki baskısını sürdürmesine bağlı olduğunu söyledi. Parsi’ye göre, İsrail’in bölgesel hedefleri barışı tehdit ediyor ve bölgede İsrail’i dengeleyebilecek tek ülke Türkiye. Ayrıca ABD’nin siyasi iradesi ve desteği anlaşmanın geleceğini belirleyecek.

İsrail ile Hamas arasında imzalanan tarihi ateşkes anlaşması dünya genelinde umutla karşılandı. Ancak uzmanlara göre bu barışın kalıcılığı belirsiz. Ortadoğu uzmanı Dr. Trita Parsi, ateşkesi “son derece kırılgan” olarak nitelendirdi ve anlaşmanın başarısının büyük ölçüde ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail üzerindeki baskısını sürdürüp sürdürmeyeceğine bağlı olduğunu vurguladı.

Parsi, “Ne yazık ki bu son derece kırılgan bir anlaşma. Sabote edilmesi için çok fazla fırsat var. Hâlâ bir Filistin devleti yok ve İsrail uluslararası hukuku ihlal etmeye devam ediyor. Buradaki kritik nokta, Trump’ın bu konudaki ilgisini ne kadar sürdüreceği. Geçmişte genellikle birkaç hafta sonra ilgisini kaybedip başka konulara yöneldi. Bu da Netanyahu’ya anlaşmadan çekilme fırsatı verdi.”

Parsi, ABD’nin İsrail’e yaptığı askeri harcamaların 30 milyar doları aştığını hatırlattı ve anlaşmanın sürdürülebilirliğinin ABD’nin vereceği siyasi ve diplomatik desteğe bağlı olduğunu belirtti: “Rehineler tamamen ortadan kalktıysa bu, İsrail’in Gazze’yi ayrım gözetmeden bombalamasını daha da kolaylaştırır. Buradaki asıl soru, uluslararası toplumun bu durumu engelleyip dizginleyebileceğidir.”

Parsi, İsrail’in bölgedeki “hegemonik emellerinin” ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirterek, “Bir bakıma İran şu anda İsrail ile Körfez ülkeleri arasında tampon görevi görüyor. İsrail İran’ı askeri olarak boyun eğdirirse, aynı şeyi Arap ülkelerine yapmasının önünde hiçbir engel kalmaz. Bölgede İsrail’i caydırabilecek tek ülke Türkiye.”

Uzman, Arap devletlerinin ABD ile güvenlik ilişkilerini koruyarak İsrail’in olası yeni saldırı planlarını sınırlamaya çalışacağını söyledi: “İsrail bu senaryolarda ABD korumasına büyük ölçüde muhtaç; özellikle İran’ın füze kapasitesine karşı savunması Amerikan desteğine bağlı. Mesele güç değil, irade. ABD bu gücü kullanmaya istekli mi, başkan bu baskının siyasi bedelini göze alabilir mi?” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.