Vatandaşlar, bankalardaki yüksek alım-satım makası nedeniyle birikimlerini yeniden fiziki altına yöneltiyor. Uzmanlar, bu farkın 250 liraya kadar çıktığını belirtiyor. Ancak yastık altındaki altınlar güvenlik riski taşıyor. Alım-satım farkının azalması, bu altınların ekonomiye kazandırılmasını hızlandırabilir.

Vatandaş, ekonomik belirsizlikler, jeopolitik riskler ve bankalardaki yüksek alım-satım makas farkı nedeniyle birikimini yeniden fiziki altına yönlendiriyor. Bazı bankalarda gram altın alım-satım farkı 250 liraya kadar çıkınca, tüketici tercihini yastık altından yana kullanıyor. Ancak bu yöntem, güvenlik riski de barındırıyor.

Finans Analisti İslam Memiş, bu eğilimin arkasındaki temel gerekçeleri şöyle açıklıyor: “1 gram altında 200-250 liralık bir alım-satım makası kabul edilemez. Vatandaş bu fark yüzünden ciddi zararlar yaşıyor ve şikayetler giderek artıyor.”

Dünya Altın Konseyi’ne göre Türkiye'de yastık altında yaklaşık 5 bin ton fiziki altın bulunuyor. Ancak İslam Memiş’e göre bu rakam 7 bin tona kadar çıkabilir. “Fiziki altında makas farkı 30-50 lira arasında. Bu yüzden vatandaş fiziki altını tercih ediyor. Ancak doğal afet ya da hırsızlık gibi riskler nedeniyle bu altınlar güvenlik açısından tehdit oluşturuyor.”

İslam Memiş'e göre, bankalardaki alım-satım farkı makul seviyelere çekilirse, yastık altındaki altınların sisteme kazandırılması da hızlanabilir.