Dünya kimya sektöründe sermaye getirisinin son 25 yılın en düşük seviyelerine indiğine, kâr­lılıkların sert düşüşün ardından ılımlı bir toparlanma eğiliminde olduğuna işaret eden Aracı, sözle­rini şöyle sürdürdü:

"Avrupa Bir­liği’nde düşük talep ve artan ener­ji maliyetleri, kimyevi maddeler ve mamullerinde rekabetçiliği za­yıflatıyor. Buna eş zamanlı olarak, Çin’deki kapasite fazlası küresel pazarlarda fiyat baskısını artırı­yor. Ticaret tarafında, ABD Baş­kanı Donald Trump ile tetiklenen korumacı tarifeler, ticaret akışla­rını bozarken, kârlılığı da baskılı­yor. Bu gelişmeler, sektörümüzün küresel rekabet koşullarını daha dikkatli ve daha bütüncül okuma­yı zorunlu kılıyor."

Türkiye açısından bakıldığında önemli bir pencerenin de karşıla­rına çıktığına işaret eden Vefa İb­rahim Aracı, Avrupa’da kapasite daralmaları ve maliyet baskısının alıcıları yakın ve güvenilir teda­rikçilere yönlendirdiğini, coğrafi yakınlık, kısa transit süreleri ve esnekliğin Türkiye’yi öne çıkar­dığını söyledi.

Ayrıca, Uzak Do­ğu’dan artan taşıma imkanlarıy­la teslim sürelerinin kısalması­nın, bu avantajın daha dikkatli ve stratejik yönetilmesini gerektir­diğine işaret eden Aracı, "Ancak bu fırsat, kendiliğinden bir kaza­nıma dönüşmüyor. Regülasyon­lar, izlenebilirlik ve veri kalitesi, pazar erişiminin ön koşulu hali­ne geliyor. Bu nedenle rekabet­çiliğin, fiyat indirimi üzerinden sürdürülmesi giderek daha zor­laşıyor, ürün ve değer karmasında dönüşüm stratejik bir gereklilik olarak karşımıza çıkıyor" değer­lendirmesinde bulundu.

Kimya sektörünün, birbirini besleyen ekosistemlerle büyüdüğüne işa­ret eden Aracı, kümelenmenin önemine vurgu yaptı. Arıcı, "Ku­racağımız ekosistemle, ihracatta maliyetlerimizi düşürmeyi, yeni kümelenmeler oluşturabilmeyi, mevcut kümelenme yapılarımızı daha etkin hale getirmeyi hedef­liyoruz."