Venezuela lideri Nicolas Maduro ABD ordusu tarafından New York'a getirildikten saatler sonra, ABD Başkanı Donald Trump Venezuela'nın petrol rezervlerini kullanma niyetlerini açıkça ifade etti. Trump, ABD'nin büyük petrol şirketlerinin "tahrip olmuş altyapıyı düzeltmek üzere milyarlarca dolar harcayacağını" ve "ülke için para kazanmaya başlayacağını" söyledi. Diğer yandan Venezuela'nın ABD petrolünü "çaldığını" iddia etti.
Trump'ın yorumları küresel petrol pazarının arz fazlasıyla yüzleştiği bir dönemde geldi. Petrol fiyatları görece düşük ve uzun erimli tahminlerde petrol talebi belirsizliğini koruyor. Dünyada elektrikli araçlara doğru yönelimin sürdüğü biliniyor.
Venezuela'nın petrol rezervleri ne boyutta?
BBC Para ve Ekonomi muhabiri Gideon Long, Venezuela'nın 303 milyar varil ile dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olduğunu ve "dünya toplamının yaklaşık %17'sini oluşturduğunu" söylüyor. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'ne (OPEC) göre Suudi Arabistan 267,2 milyar varil ile ikinci sırada yer alırken, onu 208,6 milyar varil ile İran ve 145 milyar varil ile Irak takip ediyor.
Bu dört ülke birlikte küresel petrol rezervlerinin yarısından fazlasını oluşturuyor. Ancak Venezuela'nın mevcut petrol üretimi, rezervleriyle kıyaslandığında çok düşük. Uluslararası Enerji Ajansı'nın son petrol piyasası raporuna göre, Kasım ayında ülke günde tahmini 860.000 varil üretti. Bu, on yıl önceki üretiminin ancak üçte biri ve küresel petrol tüketiminin %1'inden daha azını oluşturuyor. Buna karşın ABD günde yaklaşık 13 milyon varil üretiyor.
Venezuela'nın rezervleri büyük ölçüde, rafine edilmesi daha zor petrolden oluşuyor ancak dizel ve asfalt yapımında yaygın olarak kullanılıyor. Uzmanlar, her tür petrolün yakılmasının iklim değişikliğine katkıda bulunduğunu, ancak Venezuela'nın ham petrolünün, çıkarılması ve işlenmesi sırasında ortaya çıkan emisyonlar nedeniyle küresel ısınma açısından "en kirli petroller arasında" yer aldığını söylüyor.
Venezuela'nın üretimi neden düştü?
Maduro'nun selefi eski Devlet Başkanı Hugo Chavez'in ve daha sonra Maduro yönetiminin, devlete ait petrol şirketi PDVSA üzerindeki kontrolü sıkılaştırması ve deneyimli personelin ülkeyi terk etmesi, kimilerine göre 2000'li yılların başından bu yana üretimin keskin bir düşüş göstermesiyle sonuçlandı. İlk olarak 2015 yılında eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde insan hakları ihlalleri iddiasıyla uygulamaya konulan ABD yaptırımları, ülkenin ihtiyaç duyduğu yatırım ve yedek parçalardan da büyük ölçüde mahrum kalmasına neden oldu.
Amerika Birleşik Devletleri bir zamanlar Venezuela petrolünün ana alıcısıydı, ancak Maduro'nun iktidara gelmesinden bu yana, Çin son on yılda birincil hedef haline geldi. BBC muhabiri Long, "ABD her yıl Venezuela petrolünün yaklaşık %40'ını satın alıyordu ve bunun nedeni tam da Meksika Körfezi'nde bu petrolü işleyebilecek işleme kapasitesine sahip olmasıydı" dedi.
Uluslararası bankacılık ve varlık yönetimi grubu olan Investec'in emtia başkanı Callum Macpherson, "Yaşadıkları asıl zorluk altyapıları" diyor. Oxford Enerji Çalışmaları Enstitüsü'nde kıdemli araştırma görevlisi olan Bill Farren Price BBC'ye yaptığı açıklamada Venezuela petrol endüstrisinin "on yıllar önce en parlak dönemini yaşadığını" ve son 20 yıldır keskin bir düşüş içinde olduğunu söyledi.
Venezuela'nın ABD'ye petrol kaynaklı borcu var mı?
ABD Başkanı Trump basın toplantısında Venezuela'nın petrol endüstrisini ABD'nin inşa ettiğini ancak sosyalist rejimin bunu "ABD'den çaldığını" söyledi. Trump'ın iddiası, önceki Venezuela hükümetlerinin petrol üretimini kamulaştırma kararlarına atıfta bulunuyor. Uluslararası hukuka göre ABD'nin Venezuela'nın petrol rezervleri üzerinde herhangi bir mülkiyet iddiası yok, zira Birleşmiş Milletler tarafından onaylanan Doğal Kaynaklar Üzerinde Daimi Egemenlik İlkesi uyarınca egemen devletler doğal kaynaklarını kontrol etme ve kullanma hakkına sahip. Bununla birlikte, yabancı yatırımcılar, yetkililer varlıklarına el koyduğunda tazminat talep edebilirler.
Analistler Venezuela'nın eski üretimine kavuşmasının on milyarlarca dolar ve muhtemelen on yıl alacağı konusunda uyarıyor. BP'nin eski genel müdürü Lord Browne BBC'ye yaptığı açıklamada Venezuela'nın petrol endüstrisini yeniden canlandırmanın "çok uzun vadeli bir proje" olduğunu söyledi. "İnsanlar bir şeyler yapmak için gereken zamanı hafife alıyor. Tüm kaynakları, özellikle de malzeme ve insanları bir araya getirmek çok uzun zaman alıyor." Bazı üretimlerde "hızlı bir toparlanma" olsa da, sektör yeniden düzenlenirken üretimin başlangıçta düşebileceğini de sözlerine ekledi.





