ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etmeye yönelik açıklamaları, Avrupa'daki müttefiklerine karşı yüzde 10 gümrük vergisi uygulama tehdidiyle yeni bir boyuta ulaştı. Trump ulusal güvenlik gerekçesiyle Grönland'ı alma kararında ısrar ediyor ve askeri güç kullanma olasılığını da dışlamıyor. Adanın bağlı olduğu Danimarka yönetimiyse satın alma dahil bu talebi net şekilde reddediyor.

Bundan yaklaşık 100 yıl önce de ABD yönetimi Danimarka'ya ait topraklara göz dikmişti. O tarihi müzakerelerde, Washington, Danimarka Krallığı'ndan Karayipler'deki bir ada grubunu satın aldı. Bu satın almayla Batı Hint Adaları ismi değişti ve ABD'ye bağlı Virgin Adaları oldu.

ABD Virgin Adaları nedir?
Bu ada grubu Karayipler'de, Porto Riko'nun hemen doğusunda yer alıyor. Son nüfus sayımına göre 83 bin kişinin yaşadığı bölge, 40'tan fazla küçük adadan oluşuyor. Ada sakinlerinin çoğu ABD vatandaşı olsa da, bölge Washington'ın siyasi ve hukuki çerçevesine tam olarak entegre değil. Bu nedenle ada sakinleri, bir ABD eyaletine taşınmadıkları sürece başkanlık seçimlerinde oy kullanamıyor. Virgin Adaları'nda ABD Anayasası'nın yalnızca belirli bölümleri geçerli. Takım adaların nüfusunun büyük çoğunluğu, transatlantik köle ticareti sırasında şeker kamışı tarlalarında çalışmak üzere buraya getirilen Afrika kökenlilerin soyundan geliyor.

ABD adalara neden ilgi duyuyordu?
19. yüzyılın ikinci yarısında Danimarka'nın dünya sahnesindeki etkisi azalırken, iç savaşın bittiği ABD dünya sahnesine güçlü şekilde geri dönüyordu. Dönemin ABD Başkanı Andrew Johnson, ülkenin etkisini genişletmeyi ve aynı zamanda Amerika kıtasındaki Avrupa etkisini ortadan kaldırmayı hedefliyordu. Dışişleri Bakanı William Henry Seward, barışçıl toprak genişlemesi planının bir parçası olarak Danimarka Batı Hint Adaları'na göz dikmişti.

1867'de iki ülke 7,5 milyon dolar değerinde altın karşılığında anlaştı. Ancak bu anlaşma sonuçlanmadı. Washington, bir yıl sonra Rusya'dan Alaska'yı yaklaşık 7 milyon dolara satın aldı.

Virgin Adaları'nın ABD tarafından satın alınması
Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesi ve Almanya'nın, stratejik açıdan elverişli konumdaki Danimarka topraklarına göz dikmesi ile ABD'nin ilgisi canlandı. Ekonomi ve ulusal güvenlik gerekçeleriyle Washington, Kopenhag ile bir kez daha müzakerelere başladı. Ağustos 1916'da Danimarka ve ABD, 25 milyon dolarlık altın karşılığında adaların satışında anlaştı. Bu miktar, bugün yaklaşık 630 milyon dolara karşılık geliyor. Bu anlaşmayla aynı zamanda ABD, Danimarka'nın Grönland üzerindeki egemenliğini tanıdı.

Sonuç
Danimarkalıların çoğu bu adaları, Danimarka'nın bir parçası olarak görmediğine işaret ediliyor. Grönland söz konusu olduğundaysa, bu kez Danimarka satışa kesin bir dille karşı çıkıyor. Ne bu Grönland konusunda ne de yüz yıl önceki satışta yerel halka söz hakkı verildiği belirtiliyor.