Türkiye ile AB arasındaki vize serbestisi sürecinde yeni bir gelişme yaşandı. Kalan kriterlerin tamamlanmasına yönelik yeni çalışma başlatılırken, milyonlarca vatandaşı ilgilendiren süreç yeniden gündemin ilk sıralarına taşındı. Peki vize sürecinde hangi işaretlere dikkat etmek gerekiyor? İşte detaylar...
Hürriyet'in haberine göre; Türkiye ile Avrupa Birliği arasında Türk vatandaşlarının vizesiz seyahat edebilmesine yönelik süreçte yeni bir adım atıldı. Türkiye, AB ile yürütülen Vize Serbestisi Diyaloğu kapsamında kalan 6 kriterin tamamlanması için bakanlıklar arasında çalışma başlattı. Dışişleri, İçişleri ve Adalet Bakanlıklarının yürüteceği çalışmalarda AB ile koordinasyonun ise Dışişleri Bakanlığı tarafından sağlanacağı bildirildi.
Türkiye ile AB arasındaki Vize Serbestisi Diyaloğu 2013 yılında başlamıştı
AB ile Türkiye arasında Vize Serbestisi Diyaloğu 16 Aralık 2013’te başlatıldı. Bu diyalog 72 kriterin yer aldığı Vize Serbestisi Yol Haritası üzerinden yürütülüyor. Türkiye, sürece başlanmasıyla birlikte ilk üç yılda 72 kriterin 65’ini karşıladı. Bu durum AB Komisyonu’nun 4 Mayıs 2016 tarihli raporunda teyit edildi. AB Komisyonu’nun, 8 Aralık 2018’deki raporunda da Türkiye’nin AB ve Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO) standartlarıyla uyumlu pasaportların basımına ilişkin yükümlülüğün karşılandığını resmen duyurmasıyla tamamlanmayan kriter sayısı 6’ya düştü. O tarihten bu yana, geri kalan kriterleri karşılama konusunda çalışmalar sürüyor. Son dönemde ise kalan 6 kriterin tamamlanmasına yönelik çalışmalar yeniden gündeme geldi.
Kriterler yerine getirilirse vatandaşların seyahat imkanlarında nasıl bir değişiklik olacak?
Süreçte kalan kriterlerin tamamlanması halinde Türk vatandaşlarının seyahat imkanlarında ne gibi somut değişiklikler yaşanacağı da merak ediliyor. VFS Global Türkiye & Azerbaycan Bölge Direktörü Sertan Aslantürk, kriterler ve aşamalar konusunda ilgili bakanlıkların resmi açıklamalarının dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirtti. Aslantürk, vize muafiyetinin gerçekleşmesi halinde “Vize muafiyeti uygun biyometrik pasaport sahibi Türk vatandaşlarının kısa süreli turistik seyahatlerinde, aile ziyaretlerinde ve kısa süreli iş seyahatlerine için vize sürecine girmemesi anlamına gelecektir.” dedi.
Vize kararını hiçbir aracı etkileyemez
Vize serbestisi sürecindeki yeni gelişmenin yanı sıra, Schengen ülkelerine seyahat etmek isteyen Türk vatandaşlarının mevcut başvuru süreçlerinde yaşadığı sorunlar da dikkat çekiyor. Özellikle randevu bulma konusunda yaşanan güçlükler, vatandaşları resmi başvuru kanallarının dışında hizmet sunduğunu belirten kişi ve firmalara yöneltebiliyor. Son dönemde bazı aracıların ‘VIP vize’ veya hızlı randevu hizmeti adı altında yüksek ücretler talep ettiği yönündeki olaylar gündeme geldi.
Sahte siteler, sosyal medya hesapları ve WhatsApp uyarısı
Vatandaşların karşılaşabileceği dolandırıcılık yöntemlerinden birinin de resmi kurumların isim ve logolarının taklit edilmesi olduğunu belirten Sertan Aslantürk, başvuru sahiplerinin yalnızca resmi kanallardan işlem yapması gerektiğini söyledi.
Randevular ücretsiz
Randevu ücretleri ve ek hizmetler konusunda da açıklama yapan Sertan Aslantürk, randevu ile ek hizmetlerin birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti.
Artan vize talebine karşı dijital çözümler
Vize süreçlerinde yaşanan zorluklara rağmen Türk vatandaşlarının yurt dışı seyahat talebinde düşüş pek görülmüyor. Türkiye’den Schengen ülkelerine yapılan başvuruların 2016’da yaklaşık 937 bin seviyesindeyken 2025’te yaklaşık 1,3 milyona çıktığı belirtiliyor. Türkiye böylece 2025 yılında Schengen vizesine en fazla başvuru yapan ikinci ülke olmuş durumda.
Sertan Aslantürk, başvuru sahiplerine yönelik temel tavsiyelerini de yineledi: “Seyahat planı kesinleştiğinde başvuru sürecinin başlatılması. Schengen ülkeleri 6 ay öncesine kadar başvuru kabul edebiliyor.”
Tüm bu gelişmeler ışığında, Türkiye ile AB arasında vize serbestisi sürecinin ilerlemesi ve Türk vatandaşlarının seyahat imkanlarının artması bekleniyor.





