Yuanyuan, GSPlus'a yaptığı açıklamalarda ilk yurt dışı deneyimini yaşadığını belirtti ve Türkiye'de geçirdiği zamanın çok güzel olduğunu ifade etti. Takıma sonradan katılmış olmasına rağmen ekipteki herkesin kendisine ilgi gösterdiğini ve büyük destek sağladığını söyledi. Galatasaray ailesinin bir parçası olmaktan dolayı mutlu olduğunu vurguladı.
Başlangıçta adaptasyon sürecinin zor olduğunu, Türkiye'deki her şeyin Çin'den farklı olduğunu, hem antrenman düzeni hem de günlük yaşam açısından öğrenmesi gereken çok şey olduğunu belirtti. Ancak, takımının kendisine büyük destek verdiğini, herkesin arkadaş canlısı ve sıcak insanlar olduğunu aktardı. Bu sayede sürecinin kolay ve sorunsuz geçtiğini söyledi.
Galatasaray taraftarına da değinen Yuanyuan, voleybol kariyerinde daha önce böyle güçlü bir destek yaşamamış olduğunu, bu tür bir atmosferi sadece futbol maçlarında gördüğünü belirtti. Taraftar desteğinin kendisine büyük enerji verdiğini ve Galatasaray'ın gücünün nereden geldiğini anlamasına yardımcı olduğunu ifade etti.
Sosyal medyada kendisiyle ilgili yapılan pozitif yorumlardan dolayı mutlu olduğunu belirten Yuanyuan, yurt dışına geldikten sonra Instagram kullanmayı öğrenmeye başladığını ve birçok destekleyici mesaj aldığını söyledi. Voleybol sayesinde insanlarla bağ kurduğunu ve sporun sınırlarının olmadığını hissettiğini dile getirdi.
İstanbul'daki hayatıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Yuanyuan, deniz kenarında bir kafede Türk çayı veya kahvesi içerek İstanbul manzarasını izlemekten keyif aldığını ifade etti. Türk mutfağının Asya damak tadına çok uygun olduğunu düşündüğünü, en bilinen Türk yemeği kebabı Çin'de sıkça gördüğünü ve burada en otantik halini tatmak istediğini belirtti. En çok karışık kebap, sütlaç ve bol acılı atom çorbasını sevdiğini aktardı.
Maç öncesi rutiniyle ilgili olarak, her maç öncesi bir kahve içip bir muz yediğini ve kendine ait bir maç çalma listesi olduğunu söyledi. Bu ritüelleri gerçekleştirdikten sonra zihninin 'Tamam, hazırım' dediğini ve maça daha iyi bir ruh haliyle çıktığını ifade etti.






