Cumhuriyet tarihinin en ağır kuraklık tablosunun yaşandığı Türkiye'deki su kaynakları hızla tükenmeye devam ederken, İstanbul'da hafta sonunda etkili olan yağışların barajlara etkisi beklenen düzeyde olmadı. Cuma günü yüzde 17.19 ölçümlenen genel doluluk oranı hafta sonu gerçekleşen şiddetli yağışa rağmen ancak yüzde 17.66 seviyesine ulaştı. İSKİ’nin günlük verileri, İstanbul’un su fotoğrafının halihazırda kritik eşiğin altında seyrettiğini gösteriyor. Barajların ortalama doluluk oranı yüzde 17.66 olarak kayıtlara geçerken, bu oran, 2024 yılının aynı döneminde yüzde 28.5 seviyesinde ölçümlenmişti. İstanbul'daki barajların doluluk oranı son 14 günlük süreçte ise yüzde 19.36'dan yüzde 17.66 seviyesine kadar geriledi.
Büyüyen nüfus, tüketim baskısı ve yağıştaki düzensizlikler İstanbul'un su güvenliğini tehdit ediyor.
BOŞA AKIP GİDİYOR
Uzmanlar, hafta sonu yağışının “görsel” etkisinin güçlü olmasına karşın baraj havzalarına düşen toplam su miktarı ve yağışın zamansal dağılımının dolulukta belirgin sıçrama yaratmaya yetmediğini vurguladılar. Yağışların önemli bir kısmının önce toprağın nem açığını kapattığı, yüzey akışının ve barajlara doğrudan katkının çok sınırlı kaldığı vurgulandı. Yağışın şehir merkezinde yoğunlaşıp havza bölgelerinde aynı güçte hissedilmemesi de artışı daraltan bir diğer neden olarak dile getiriliyor.
BARAJLAR DİBİ GÖRDÜ
İSKİ verileri de İstanbul'daki mevcut kırılgan tabloyu doğruluyor: Ömerli’de doluluk yüzde 13.11'e gerilerken, diğer barajlardaki tablo ise şöyle: Darlık’ta yüzde 27.65, Elmalı’da yüzde 50.68, Terkos’ta yüzde 19.23, Alibey’de yüzde 10.1, Büyükçekmece’de yüzde 18.46, Sazlıdere’de yüzde 16.87, Istrancalar’da yüzde 30.84, Kazandere’de yüzde 2.3 ve Pabuçdere’de yüzde 2.41. Öte yandan Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2025 su yılına (1 Ekim 2024-30 Eylül 2025) dair kümülatif değerlendirmesinde de; Türkiye genelinde yağışların normalin yüzde 26 altında kaldığı ve su yılı ortalamasının son 52 yılın en düşük seviyesine indiğini vurgulanıyor.
TOPRAK GEÇİRGEN DEĞİL
Asıl sınavın aralık ayının ikinci yarısı ile ocak, şubat döneminde havzalara düşecek düzenli yağışların niteliğiyle verileceğini dile getiren uzmanlar, Sazlıdere Havzası'nın özellikle korunması gereken alanlardan biri olduğunun altını çiziyorlar. DSİ eski yöneticilerinden Dursun Yıldız ise, son şiddetli yağışların bile İstanbul barajlarına yüzde 1’lik bile etki etmemesini değerlendirirken, “Yağmurun düştüğü alan çoğu zaman doğrudan baraj havzalarının içine denk gelmiyor. Üstelik toprak uzun süredir kuru ve sert olduğu için yüzeysel akış oluşmuyor. Yeraltına süzülme de sağlıklı işlemediğinden, yağışlar yeraltı sularını yeterince beslemiyor. Böyle durumlarda yağmurun etkili olabilmesi için gün içinde yaklaşık 25 mm civarında bir yağışın önce toprağı doyurması, ardından akışa geçmesi gerekiyor" dedi.
İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde normallerin altında seyreden yağışların bölgesel ölçekte ciddi bir düşüş tablosu oluşturduğuna işaret ediliyor.
SICAK DALGASI GELECEK
Eski Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarlarından Prof. Dr. Mustafa Öztürk ise aralık ayında Avrupa'da sıcak hava dalgası beklendiğini ve ısınmanın başta İstanbul olmak üzere Türkiye'ye olası etkilerine dikkat çekerek şunları söyledi: "Avrupa’nın büyük bölümünde güneybatıdan kuzeydoğuya uzanan olağanüstü bir ılıman hava koridoru oluşma ihtimali güçleniyor; bu desen gerçekleşirse Atlantik kaynaklı daha yumuşak hava kütleleri kıtanın içlerine ve kuzeyine doğru taşınacak, yerel olarak gece sıcaklıkları 15 derecenin üzerine çıkabilecek. İskandinavya’nın bazı bölgelerinde bile alışılmadık derecede yüksek değerler görülebilir."
KAR YAĞACAK MI?
"Bu tür sıcak dalgaları, kış dinamiklerini bozarken, kar eşiğini yukarı taşıyarak alçak ve orta kotlarda yağışın yağmura dönme eğilimini artırıyor. Türkiye açısından ise bu senaryoda özellikle batı ve kuzey kesimlerde mevsim normallerinin üzerine çıkan bir sıcaklık eğilimi görülebilir. Bu durumda kar beklentileri zayıflayacağı gibi, kuraklığın etkisi 2026'ya yayılabilir.





