Deloitte Türkiye Denetim Hizmetleri Ortağı ALİ ÇİÇEKLİ ve Deloitte Türkiye Denetim Hizmetleri Direktörü YASEMİN YALÇIN, mevcut küresel veriler ve akademik bulguların yapay zekânın verimlilik ve kalite artışı sağladığını gösterdiğini belirtiyor. Ancak ekonomik getirilerin henüz tam olarak gerçekleşmediği vurgulanıyor.
Deloitte’un Ocak 2026’da yayımladığı “State of AI in the Enterprise” raporuna göre, kurumsal yapay zekâ dönüşümü hızlanıyor. Rapor, 3 bin 200’den fazla iş ve teknoloji liderinin görüşlerini içeriyor. “Dönüştürücü etki görüyoruz” diyen liderlerin oranı bir yılda yüzde 12’den yüzde 25’e yükseldi. Yatırımlarını artırdığını belirten firmaların oranı ise yüzde 84. Yapay zekâya duyulan güven düzeyi yüzde 78 olarak ölçüldü. Bu bulgular, kurumsal ölçekte yatırım eğiliminin güçlendiğini gösteriyor.
Birçok şirket yapay zekâdan verimlilik ve etkinlik artışı sağladığını ifade ediyor, ancak gelir artışı henüz yaygın değil. Her beş şirketten dördü “yapay zekâ gelir artıracak” diyor, fakat bunu başaranlar sadece beşte bir oranında kalıyor.
Denetim sektöründe de benzer bir tablo var: Kalite artıyor, verimlilik yükseliyor fakat ekonomik sonuçlar hala gelişim aşamasında. Yapay zekânın denetim ücretlerine etkisine dair iki farklı perspektif öne çıkıyor. Birinci perspektif, denetim firmalarında yapay zekânın kullanımı ile ilgili. Araştırmalar, yapay zekâ kullanan ofislerde denetim ücretlerinde anlamlı bir değişim olmadığını gösteriyor. Bunun nedenleri arasında yüksek başlangıç ve sürekli maliyetler, düzenleyici standartlara uyum ve nitelikli insan kaynağının maliyetleri yer alıyor.
İkinci perspektif ise müşterilerin yapay zekâ kullanımına dayanıyor. Yapay zekâ kullanan firmalarda bilgi işleme verimliliği artıyor, finansal şeffaflık güçleniyor ve süreçler daha standart hale geliyor. Ancak maliyet yapısının neden değişmediği ile ilgili iki temel açıklama öne çıkıyor: Geri dönüş süresinin uzunluğu ve sabit maliyet artışı ile değişken tasarrufun dengelenmesi.
Deloitte verileri, günümüzde sağlanan verimliliğin gelecekte ekonomik dönüşümün temelini oluşturduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde teknolojik olgunlaşma, ölçek ekonomisi, yeni hizmet modelleri ve düzenleyici çerçevenin netleşmesi bekleniyor. Araştırmalar, yapay zekâ yatırımı yapan firmaların kalite göstergelerini iyileştirdiğini, hata tespit oranlarını artırdığını ve stratejik avantajlar elde ettiğini ortaya koyuyor. Ancak kısa vadede maliyet avantajı belirgin değil. Bu nedenle yapay zekâ, bir tasarruf projesi olarak değil; stratejik bir konumlanma hamlesi olarak değerlendirilmelidir.





