Anadolu Ajansının (AA) "Yapay Zekanın Etik Sınavı" başlıklı dosyasının bu haberinde, yapay zeka teknolojilerinin akademideki etkileri ve kontrolsüz kullanımın bilimsel üretim süreçlerinde yarattığı etik riskler ele alındı. Yapay zeka kaynaklı hak ihlalleri hukuki düzenleme ihtiyacını artırıyor. Akademide kontrolsüz yapay zeka kullanımı, üretilen eserlerde ortaya çıkabilecek etik ihlallerin yanı sıra öğrenciler, eğitimciler ve akademisyenlerde problem çözme, yaratıcılık ve eleştirel düşünme gibi bilişsel yeteneklerin körelmesine sebep olabiliyor.
Uzmanlar, yapay zeka modellerinden akademik tez, makale, sunum ve ödevlerde emek hırsızlığı yapılmadan ve insan üretkenliğine zarar verilmeden faydalanılabilmesi için etik standartlar belirlenmesi gerektiği konusunda uyarıyor. AA muhabirine konuya ilişkin açıklamada bulunan Ankara Üniversitesi Yapay Zeka Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mehmet Serdar Güzel, üretken yapay zekanın artık hayatın vazgeçilmez bir aracı olduğunu belirterek, kullanımına yönelik planlama yapılmasının önemine işaret etti. Güzel, "Üretken yapay zekayı nerelerde kullanabileceğimiz, bir tez içinde, akademik çalışmada ne kadar ve ne aşamada kullanabileceğimizle ilgili etik kuralların bilfiil ortaya konulması gerekiyor." dedi.
Yapay zekanın biçim düzenlemek, dil düzenlemek veya özetleme yapmak için kullanılmasında bir sakınca olmadığını ifade eden Güzel, şöyle devam etti: "Üretken yapay zekayla analiz yapmak, sonuç çıkarma, hatta metin üretme gibi şeyler yapamayız. Üretken yapay zekayla üretilen metinler, özgün gibi görünse de esasında derleme metinlerdir ve alıntı yapar. Referans göstermeden alıntı yapmak intihaldir. Bunu kabul etmemiz ve buna göre bir planlama yapılması gerekiyor. Yani alıntı yapmadan bir metin ortaya koyarsanız bu intihaldir. Üretken yapay zekayı da referans göstermeden kullandığımız için bu intihal olarak değerlendirilebilir."
Prof. Dr. Güzel, akademik çalışmalarda sonuç çıkarma, araştırma, literatür tarama gibi aşamalarda insan emeğinin gerekli olduğunu dile getirerek, "Yapay zekayı doğru prompt engineering teknikleriyle kullanırsanız her türlü çözüme ulaşabilirsiniz, ama bu bir sonuç değil. Bununla ilgili farkındalık oluşturmak gerekiyor. Bunu maalesef akademisyenler de öğrenciler de yapıyor." diye konuştu. Yapay zeka kullanımına yönelik toplumsal ve akademik anlamlarda etik standartların oluşturulması gerektiğini belirten Güzel, şu ifadeleri kullandı: "Sonuç analiz yaparken, sonuç raporu yazarken yani yorumlama yaparken, hatta sahte veri üretmek için kullananlar var. Veri üzerinde gerekli makine öğrenmesi, yapay zeka algoritmalarını kullanarak sonuç üretenler var. Baştan sona metodolojisi, sonucu yapay zekayla üretilen tezler var maalesef. Buna bir son vermek gerekiyor ama bu da çok kolay değil."
"Kalıcı yetenek körelmesi durumunu 5 sene sonra görürüz" Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Akçapınar Sezer de akademik çalışmaların yayınlanma süreçlerinde, araştırmacılar, hakemler, dergi editörleri gibi sürece dahil olan herkesin, yapay zeka modellerinden bağımsız bir içerik üretimi ve yayımlanması için sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti. Sezer, "LLM'ler hayatımızı kolaylaştırabilir ama araştırma süreci sonuçlarının yaygınlaştırılması ya da eğitim çıktılarını sağlanmasında LLM'lerin doğru pozisyonlanması lazım. Teknoloji kullanımının doğru olması konusunda bazı kuralları, kendimizi ve mesleğimizi koruyacak şekilde özümsemek ve uygulamakla mükellefiz." dedi.




