İkinci devrede korkulan oldu. Hata bekleyen rakip hatayı bulup, golü attı. Böylece Beşiktaş'ın temel sorununun Vincenzo Italiano'nun sık sık belirttiği gibi sadece bitiricilik olmadığı da ortaya çıktı. Maç sonuna doğru Kauno'nun üst üste girdiği ve tamamlayamadığı pozisyonlar Beşiktaş'ın çalışması gereken çok ders olduğunu göstermiştir umarım. Çünkü özellikle ülkedeki rakipleri için Alanya maçından sonra bir de bu maç, epey veri sağlamış olmalı. Bu sayede futbolun, sadece pahalı oyuncu ya da hakem kararına bağlı olmadığını gösteren derslerle dolu olduğunu bir kez daha idrak ettik. Evet Beşiktaş yola UEFA'da da devam ediyor ama çalışması gereken çok ders olduğu da muhakkak.

Beşiktaş'ta Dusan Vlahovic ve Leandro Trossard henüz ısınma turlarında. Bu 2 yıldızın bir an önce form tutması şart. Aksi takdirde görünen o ki Beşiktaş gol sorunu yaşamaya devam edecek. Alanya yenilgisinin ardından tepkiler doğal olarak hakem ve VAR skandalına yöneldi. Ancak Beşiktaş gibi bir takımın ligde oynadığı Eyüp ve Alanya gibi 2 mütevazı rakip karşısında sadece 1 gol atabilmiş olmasını kimse konuşmadı. Şampiyonluğa oynayan bir takım kesinlikle minimum 2 golün üzerinde bir ortalama tutturmalı. Dün ve önceki maçlardaki gibi gol sorunu bir an önce çözülmeli. Dün en çok Salih Özcan'ı beğendim. Yeni transferler içinde en iyisi demiyorum lakin şu ana kadar Alexander Nübel ile birlikte en faydalısı.

Kaptan Orkun Kökçü avantaj fırsatını kullanan Italiano tarafından dinlendiriliyordu? Gerçekten fiziksel ve zihinsel yorgunluğu olabilir. Ama kaptanın aynı zamanda oyunun da lideri olduğu unutulmamalı. Vaclav Cerny de alışık olmadığımız toplar kaybediyordu. 64'te Oliveira'nın golünden sonra Rashica, Semih ve Oh'la Beşiktaş'ı biraz tazeledi Italiano. O da işe yaramadı. Oh ve Semih gollük reaksiyon gösteremedi. Siyah-beyazlı takım, Zalgiris ataklarıyla geriye koşarken daha da yoruldu. Tazelenmedi, bayatladı!