Cem Dizdar - Fanatik

Futbolu yetenekli oyuncuların oynadığı varsayımı çoğunluğun kabulünü alıyorsa da çok çalışmadan ve takımla tekrarı artırmadan bu iş kolay olmuyor. Takımının yarısını değiştirmiş olan Beşiktaş, yenilerden Kristjan Asllani'nin kontrol edeceği alanı geniş tutup, Orkun Kökçü'yü daha öne göndermişti. Biraz da bu nedenle pek de bir şey olmayan ilk devrede Başakşehir ilk 30 dakikada daha derli toplu göründü. İlk devre atılan golleri bireysel hatalara bağlayanlar çoktur kuşkusuz. Lakin Başakşehir'in derli toplu görünümün getirdiği tedirginlik pas atamaz durumdaki Tiago Djalo'yu o gelişigüzel vuruşa zorladığını da ihmal etmemek gerek! Hyeon-Gyu Oh'un ısrarlı takipçiliğinin getirdiği gol ise Opoku'nun bireysel hatasından çok zeminsel hata olarak okunmalı.

İkinci devre başlar başlamaz Beşiktaş ısrarla hücumu öncelik haline getirince aradığı fırsatı da buldu. Milot Rashica'nın şipşak taç atışında savunmaya yerleşmekte atıl kalan Başakşehir, Olaitan-Oh-Orkun işbirliğine engel olamadı! Devamında Beşiktaş temponun yükselmesine izin vermeyip maçı uyutarak kazanmayı hedeflediyse de stoperlerden çekeceği olduğu belliydi! Bertuğ Yıldırım golünde olduğu gibi? Ve sanırım Başakşehir maç bitti sanmış olmalı ki, Orkun'un oya gibi işlediği pozisyonda oyuna sonradan giren tüm Beşiktaşlılar'ı unutunca maçı da kaybettiler. Beşiktaşlılar zaman zaman kızıp köpürüyor ama sadece şu maç için bile yatıp kalkıp Ersin Destanoğlu'na kurtarışları için dua etmeliler. Hele ki ikinci devredeki kafa vuruşları ve golde stoperlerin durumunu düşündüklerinde!

Uğur Meleke - Hürriyet

Başakşehir Stadı'nda sahaya çıkan iki takım da sezona kötü başlayıp, eski antrenörleriyle play-off turunu geçemeyip Konferans Ligi'nin dışında kalmışlardı. Bu çok acı... Birinin kaybettiği takım Konferans Ligi 25'incisi, diğeri de İsviçre sekizincisi maalesef. Umarım Türk futbolu bir daha böyle şeyler yaşamaz. Hep beş takımla gruplarda oluruz her sene.

Doğrusu eğer Başakşehir ve Beşiktaş şu anki görüntüleriyle Konferans Ligi play-off'u oynayabilselerdi muhtemelen Craiova'yı da, Lausanne'ı da saf dışı ederlerdi. Ancak iki takımın da reorganizasyon seneleriydi bu. Başakşehir sezon başında 12 transfer yaptı. Ardından Çağdaş Atan gitti, Nuri Şahin geldi. İki buçuk aylık namağlup unvanıyla çıkmışlardı dünkü maça. Dün Fayzullaev'in organizasyonlarında Shomurodov Ersin'e takılmasa daha da iyi olabilirdi belki de ev sahibinin hikayesi. Tabii ki yine de Avrupa bileti kovalıyorlar.

Beşiktaş'sa şu haliyle Şubat'ı değil, Ağustos ayını yaşıyor sanki! Dün ilk 11'lerinde beş yeni transfer vardı. Zaten yaz kampına katılan 35 futbolcudan 26'sı takımdan ayrılmış. Stoper ikilisinin bir arada ilk maçıydı dün. Orta üçlünün bir arada ilk maçı. İleri üçlünün bir arada ilk maçı. Takım neredeyse ismen tanıyor birbirini daha! Beşiktaş takımının bu kadar çok değiştiği bir ortamda, son dört maçı aynı 11'le oynayan ve daha oturmuş gözüken Başakşehir'i 3-2 yenmeleri çok önemli bir sonuç. Beşiktaş sezona yeniden start veriyor, reset düğmesine basıyor adeta dünkü galibiyetle.

Sinan Vardar - Fotomaç

Beşiktaş maça ön alanda baskıyla başlamalıydı. Özellikle Başakşehir'in oyun kurulumunda kilit rol üstlenen stoper Opoku'ya doğru ve sürekli bir pres uygulanmadı. Bu tercih, ev sahibinin oyunu rahat kurmasına; Beşiktaş'ın ise baskı yemesine neden oldu. Direkten dönen top ve ardından Ersin Destanoğlu'nun iki müthiş kurtarışı siyah-beyazlıları oyunda tuttu. Ancak Djalo'nun hediye golüyle işler iyice zora girdi. İlk yarının sonlarına doğru tablo değişti. Güney Koreli Oh'un Opoku'ya yaptığı doğru baskı hatayı getirdi. Kazanılan top sonrası gelen gol Beşiktaş'a moral verdi.

İkinci yarıda Başakşehir oyunu kontrol eden taraftı. Beşiktaş savunmada kaldı. Ersin bir kez daha sahne aldı ve kritik kurtarışlarla takımını ayakta tuttu. Oh'un akıl dolu asistinde, sahanın en iyilerinden Orkun Kökçü klasını konuşturdu ve Beşiktaş'ı öne geçiren golü kaydetti. Maçın yıldızı tartışmasız Ersin'di. Dört pozisyonda kalesinde devleşti. Aferin evlat; gözlerinden öpüyorum. Agbadou hava toplarında güven verdi. Cerny'nin form düşüşü sürüyor. Olaitan etkisiz kaldı. Murillo ise inişli çıkışlı bir performans sergiledi. Maçın sonlarında Mustafa Hekimoğlu, çok çalışmasının mükâfatını alarak klas bir gole imza attı ve takımına üç puanı getirdi. Özkaynak düzeninden çıkan Ersin'in takımı ayakta tutması, yine özkaynaktan yetişen Mustafa Hekimoğlu'nun da skora imza atması Beşiktaş için çok ama çok değerliydi. Beşiktaş belki futbol olarak tatmin etmedi ama dünkü galibiyetle derin bir "Oh" çekti.