Cem Dizdar - Fanatik

Transfer döneminin sonundaki N'Golo Kante ısrarı nedeniyle Tedesco sonrası oluşturulmaya çalışılan takım yapısını önemli ölçüde değiştiren Fenerbahçe'nin neleri, nasıl yapacağı merak konusuydu. Talisca bildiğimiz santrfor gibi değildi. Fenerbahçe de ondan yararlanıyor ama ona bağlı oynamıyordu. Bunu anlamak için 'orta' sayıları hayli açıklayıcıydı. Gençlerbirliği ilk devrede tamamı isabetsiz 10 orta yaparken daha çok pas oynayıp, ceza sahasında boşaltılan alanlara oyuncu göndermeyi planlamış görünen ev sahibi Fenerbahçe'nin orta sayısı 5 ile sınırlıydı. Mert Müldür, Guendouzi, Kerem Aktürkoğlu koridorunun akışkanlığını Kante, Asensio, Kerem hattı ile tamamladıkları anlarda da golleri buldular. Ancak ikinci yarı başında Gençlerbirliği önce, Kante ve Guendouzi gibi iki önemli orta saha kesicisine rağmen topla oynama istatistiğini eşitledi. Ardından 7. kornerinde Koita ile golü de bulunca atmosfer anında değişti.

İlk devre alanları doğru kullanan Fenerbahçe gitti; tedirgin, kaygılı, dağınık Fenerbahçe geldi. Tedesco da hemen Kante ile İsmail Yüksek'i değiştirdi. O andan sonra önce tempoyu düşürüp devamında terk etmiş göründüğü oyunu geri aldı Fenerbahçe ve 'aktif dinlenme'yle de tamamladı maçı. İkinci devresi 'memleket sıradanlığı'nda tamamlanan maçtan ruhumuza kalan ise, 40. dakikada Oğulcan Ülgün'ün devam edebilecekken 'vazgeçişi' oldu. Yaprakların döküldüğü yanımıza inat diğer yanımızı bahar bahçe yaptı tavrıyla Oğulcan...

Ömer Üründül - Sabah

Gençlerbirliği zor deplasmanda 'Açık oynayayım, önde pres yapayım' felsefesiyle maça başlayınca Fenerbahçe'ye elverişli bir ortam doğdu. Biraz hareketlendiler ve 17 dakikaya 3 gol sığdırdılar. Devre bu şekilde bitti. İkinci yarıda Gençlerbirliği tempolu ve atak başladı. Farkı da 2'ye indirdiler. Ondan sonra da arka arkaya tehlikeli hücum girişimleri gündeme geldi. Çünkü Asensio defans yapmıyor, Kante fizik olarak hiç hazır değil, Talisca da pres yapmıyor? Bütün iş takımın en başarılı ismi Guendouzi'nin üzerine bindi. Nihayet Tedesco uyandı, İsmail-Kante değişikliğini yaptı. Sonra Asensio ve Talisca'yı çıkarıp Fred'i de alınca, orta sahada Fred-İsmail- Guendouzi üçlüsü hem takım savunmasını güvence altına aldı hem de tekrar Fenerbahçe'nin etkili atakları başlamış oldu. Sonuçta Fenerbahçe geceyi üç puanla kapattı.

Şimdi gelelim genel gözlemlerime? Kante adeta yürüyerek oynadı. Herhalde ısınma döneminde. Çünkü çok kariyerli ve önemli oyuncu. Kısa sürede gerçek gücünü gösterecektir. Mert Müldür iyi çalıştı, Guendouzi gerçek bir profesyonel. Kerem attığı 2 golle moral kazandı. Oosterwolde genel olarak potansiyel bir kırmızı kart futbolcusu? Tedesco iyi düşünmeli. Oynarsa Trabzon'da maçı tamamlayamaz. Üstüne basa basa bir daha iddia ediyorum; Talisca'dan santrfor olmaz. Cherif için kısa sürede bir görüş veremem. Asensio'nun mükemmel asisti ve Oğulcan'ın fair-play'i takdir edilecek cinstendi. Dün gece verilen penaltı pozisyonunda dünyanın hiçbir yerinde VAR devreye girmez.

Gürcan Bilgiç - Fotomaç

İki bölümde değerlendirmek gerekiyor Fenerbahçe'yi... Defans hattına baktığınız zaman "sarsaklar", biraz öne doğru ilerledikçe "koşanlar", üçüncü bölgeye geldiğinizde "ustalar"... Kante ve Guendouzi ikilisi en çok merak edilendi. Maçın temposu ve hükmünü onlar verecek, Asensio ile Talisca da son sözü söyleyecekti. Kahramanları ve maceraları belli bir hikaye var yani. İlk yarıda maçın 3-0'a gelmesi ustaların birbirlerinin gözüne bakıp, harekete geçmesinin yanı sıra Gençlerbirliği defansının tereddütü sayesinde oldu. Penaltının ardından Kerem Aktürkoğlu'nun şovuyla maçı "bekleme" moduna soktular. Dediğimiz gibi "sarsaklar" bölümünde Gençlerbirliği çabuk ve doğru pas örgüsüne, temaslı baskıyı da ekleyip Fenerbahçe'yi sahasında tuttu. Ederson'a gollerinin asistini de yaptırdılar.

Fenerbahçe'yi sola yönlendirip, Oosterwolde ve Mert Müldür üstünden oynamasını istediler. Topu o bölgeye taşıtıp, kolayca da kaptılar. Peş peşe gelen üç gol, "Takıma santrfor almadılar" eleştirisi bölümüne "sus" işareti de yaptı. Üç günlük maç serilerine bir haftalığına ara verip, biraz nefes alma; tatil yapma fırsatı da bulacaklar. Oyunun temposunun düşüklüğü Kadıköy'deki üstelik Kante'li bir maç için yeterli değil elbette. İşin soyunma odası bölümünde, "üç puanla bitirelim, sağ salim Trabzon'a hazırlanalım" aklı da vardır. Kazanmaları gerekiyordu, kazandılar. Kante taraftar ile tanıştı, oyun olarak eksik kaldı. Cherif ortama adım attı, merkezde açtığı alan, son 10 dakikada etkili şutları getirdi. Çok şey hayal ettiren oyunculara sahipler. Keyif veren tempo da gelecektir.