Fenerbahçe, yaptığı çok sayıda orta saha takviyesine rağmen sahada etkili olamadı. Takım, kimin ne yapacağını ve kimin kime pas atacağını bilmez bir haldeydi. Bu durum, Fenerbahçe'ye 'ligin en kötüsü' yakıştırmasını yapacak bir tablo sunuyor. N'Golo Kante takıntısının takıma sağladığı olumsuz etkiler de göz önünde bulundurulduğunda, Fenerbahçeliler için bir ders niteliğinde.
Fenerbahçe'nin, ligdeki en alt sırada yer alan bir takıma karşı namağlup ünvanını kaybetmesi, içinde bulunduğu buhranı ironik bir şekilde gözler önüne seriyor.
Asensio'nun sakatlığı nedeniyle ilk 11'de yer almaması üzerine, Oğuz Aydın'ın neden o rolde başlamadığı sorusu gündeme geldi. İlk devreyi kötü geçiren sarı-lacivertliler, ikinci yarıda da telaşlı hamlelerle geri dönüş sağlayamadı.
Fenerbahçe'nin saha içinde ve dışında yönetilmediği, savrulduğu eleştirileri sıkça dile getiriliyor. Takımın, iki kornerden iki gol yemesi ve neredeyse gol kaçırmadan maçı bitirmesi, sezon hedefinin yalnızca Ziraat Türkiye Kupası olmasıyla sonuçlanıyor. Şampiyonlar Ligi şansının da tehlikeye girdiği bu durum, büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor.
Domenico Tedesco'nun hala bir oyun sistemi belirleyememesi ve ilk 11'i oluşturmakta zorlanması, bu durumun temel nedenleri arasında. Taraftarın şampiyonluğa olan özlemi ve yaşadığı hayal kırıklıkları, Fenerbahçe'nin içinde bulunduğu durumu daha da derinleştiriyor.






