Dirençli futbolcular olarak tanımlanan Fenerbahçe'nin orta saha oyuncuları ortalıkta görünmüyordu. Hal böyle olunca yine savunma hatasına karşı doğru kurgulanan bir hücum örgütleyen Antalya maçı, ikinci devre başında çözmüş göründü. Fakat orta saha direncini artırma ülküsü nedeniyle olsa gerek santrforsuz bir formasyona mahkum olan Fenerbahçe işini beceri ve doğaçlamanın insafına bırakmış görünüyordu.

Antalya'da ilk devrede üçlü savunmanın merkezinde oynayan Guendouzi, ikinci yarıda ideal yerine, altı numaraya döndü. Zaten Guendouzi'nin orijinal yerine kaydırılarak orta sahada eksikliğin giderilmesi, Asensio'nun özgürleşmesi ve devreye girmesi de bu formasyon değişikliğinin sonucuydu. Fenerbahçe beraberliği de özgürleşen Asensio'nun katkısıyla buldu. Ancak 3 puana yetmedi onun çabası.

Mutlak kazanılması gereken bir deplasman maçı oynayacaksın. Mecbur musun yürüyen Kante'ye görev verip 90 dakika sahada tutmaya. Önemli olan bu maçı hasarsız geçmek mi yoksa Kante'yi kazanmak mı? Kerem niye çıktı, 87'de giren 2 oyuncu ne katkı verecek, anlamak mümkün değil. İlk devredeki felaket oyunda tek aktif olan o vardı. Sezon başından beri yeri geldikçe vurguladım. 'Tedesco'nun Mert Müldür'e takıntısı var' diye. Dün gece Semedo sakatlanınca oyuna giren Mert'i ikinci devre çıkararak milli takım futbolcusunun onuruyla oynadı.

Kazanılması gereken maçların son cümlelerinde hep "son saniyeler" yazıyor. Son saniyede Kasımpaşa'ya puanı kaptır, son saniyede topu iki metreden direğe nişanla. Bu anların tercümesi "yetersizlikten" öte başka bir kelime olmalı aslında. Sadettin Saran yönetiminin, hakem kararları hakkında sessizliği var. Hataları bizler yazıyoruz zaten ama takımın hakkını koruması gereken onlar.