Uğur Meleke - Hürriyet

Erzurumspor bence Gençlerbirliği ve Eyüp'le beraber ligin en zayıf üç takımından biri. Süper Lig'deki ilk iç saha maçlarında, geçtiğimiz Nisan'da ikinci ligde Bodrum'a karşı çıkan ilk 11'in 7'sinin başlaması elbette değerli. Tabii ki 1. Lig şampiyonu iskeleti korumalarına saygı duyuyorum. Ama 4 Eylül'e kadar birkaç transfer daha yapıp Süper Lig'de yarışabilecek derinlik sağlamaları gerekliliği ortada.

Üstelik bu zayıf kadro dün bir de heyecana yenik düşen bir görüntü sergiledi. Birinci golde korneri sektirdiler, ikinci golde Baiye topu yitirdi, üçüncüde kaleci Orbanic'in kaybı var. Bu kadar bireysel hata yapıp Galatasaray'dan puan almanız elbette pek mümkün değil. Ancak ben ilk iki haftada aldıkları kötü sonuçlara rağmen Serkan Özbalta'ya güvenmeye devam etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Özbalta'yı Altay ve Çorum günlerinde de takip etmiştim, her zaman ofansif zihniyetli takımlar yarattı. Oynatmama değil oynama odaklı bir teknik adam. Özbalta'nın performansını bir de transferler tamamlandıktan sonra ölçmek gerekir kanaatindeyim.

Galatasaray'daysa ilk haftadaki Çorum maçına göre en önemli değişim orta alandaydı. Okan Buruk, Sane'yi kenarda oturtup on numarada Sara ile başlayarak orta sahayı üçledi. Üç orta sahalı gerçekçi düzen, geçirgenliği azalttı. Pres gücünü artırdı ve zaten iki gol de önde kazanılan toplarla geldi.

Son iki sezonda Süper Lig'in anahtar oyuncusu olan Osimhen, bu yıla da aynı iştahla girdi. Sadece 180 dakikaya 4 gol-1 asist sığdırdı. İngiliz medyası onu sık sık farklı iddialarla haber yapıyor, bence Osimhen dünyanın en iyi 5 santrforundan biri. Ve değeri kesinlikle 100 milyon Euro'nun üzerinde. Sarı kırmızılı orta sahanın lideri Torreira'nın da sezona iyi girdiğini söyleyebiliriz. Çorum önünde Osimhen'e asist yapmıştı, dün de presin lideriydi.

Tabii ki dün 20 dakikada çözülen Erzurum'un Galatasaray için gerçek bir test olduğunu söylemek güç. Sarı kırmızıların kulübesi hâlâ zayıf, dün tek bir ofansif oyuncu (Sane) vardı kulübede. Batrakov takıma katıldı ama hâlâ bir santrfor, bir kanat takviyesi ihtiyaçları kesin gibi. Daha fazlası da gerekebilir hatta.

Ahmet Çakar - Sabah

Galatasaray çok rahat bir hazırlık maçı oynadı. İyi oynadı-kötü oynadı tartışılacak bir maç değil. Çünkü ilk yarıda gelen 3 golde de Erzurum kalecisi ve defansının mutlak hatası var. Erzurumspor'un bu şartlarla, bu kadro kalitesizliği ile ligde kalması çok zor. Bir kornerde kaleci çıkıyor, kısa tokatlıyor, dönen topta da Sallai golü atıveriyor. Ardından yine Erzurumspor defanstan çıkarken topu kaptırıyor. Osimhen, Yunus'a al da at diyor. Hemen ardından da kaleci, ayağındaki topu Osimhen'e kaptırıp yine golü yiyiveriyor.

Önce şunu söyleyelim, Osimhen sadece Galatasaray tarihinin değil Türk futbol tarihinin en önemli golcülerinden biri. İştahına, coşkusuna baktığımızda da her maçta futbola yeni başlamış gibi oynuyor. Aslında ilk 11 açısından baktığımızda Galatasaray'ın kadrosu ligin en iyilerinden. Rotasyonları çok eksik bunu kabul etmek gerek. Ama hâlâ iddiam o ki; golü kolay bulma ya da üretme açısından Türkiye'nin engüçlü takımı hâlâ Galatasaray. Sane formsuz, Barış formsuz olsa da onların potansiyeli bilindiğinden, toparladıklarında yine Galatasaray çok etkili olacak. Bence Galatasaray'ın problemi oyuncu kalitesi ya da organizasyonda değil, saha dışında. Okan Buruk, Dursun Özbek, Abdullah Kavukcu.. Anlamsız bir kaos var, bu da dönem dönem sahaya yansıyor. Maçın hakemi Çağdaş Altay, oyun genelinde iyi olsa da bazı mutlak göstermesigereken sarı kartları atladı.

Levent Tüzemen - Fotomaç

Galatasaraylı futbolcular için, Çorum maçından sonra deplasmanda Erzurumspor ile oynamak büyük şans oldu. Çünkü Dadaşların, takım olarak ciddi transferlere ihtiyaçları var. İyi mücadele ettiler zaman zaman Galatasaray kalesini tehdit ettiler ama kadro kalitesi üretim konusunda yeterli olamadı.

Okan Buruk'un Sane'yi kulübede oturtup sağda Yunus'u oynatması ilk yarıda Galatasaray'ın hücumlarda etkili olmasını sağladı. Özellikle Yunus-Osimhen birlikteliği Galatasaray'a golleri getirdi. Osimhen, aldığı parayı anasının ak sütü gibi hak ediyor. Sahanın her yerinde basıyor, önde rakibe pres yapıyor, arkadaşlarını sürekli enerjik olmaya davet ediyor. Osimhen'in 45. dakikada kaleciye baskı yapıp kazandığı topu gol yapması bir karakter göstergesiydi. Nijeryalı yıldız, mükemmel bir profesyonel. Osimhen'in çalışkanlığı koşmayan arkadaşlarına örnek olsun.

Galatasaray'ın sezon öncesi kampına katılan oyunculardan Sara'nın bu kadar kilolu ve fizik olarak yetersiz kalması, kolay top kaybetmesi şaşırtıcı. Torreira-Lemina ikilisi orta sahada rakibi karşılamada ve top çalmada etkiliydi. Lemina ile yapılan 2 yıllık sözleşmeyi taraftar eleştiriyor? Okan hoca, Lemina'nın takımda kalması için büyük çaba harcamıştır. Haklı çıktı. Lemina sakat, yorgun değilse orta alana akıl koyan oyuncu. Sanchez-Abdülkerim ikilisinin hatalarını engelledi. İlk devre Erzurum'un kritik 3 atağında topla rakip arasına zamanında girerek golleri engelledi. Barış'ın dinlenmeye ihtiyacı var. Uzun süredir yeterli tatil yapmadan oynuyor zaman zaman maç içinde top kayıpları yapıyor.

Deniz Çoban - Fanatik

Maçın hakemi Çağdaş Altay, tecrübe açısından ligimizin ortalamanın üzerinde isimlerinden biri. Ancak bu karşılaşma, onun kalibresinin hayli altında kaldı. Hakemi zorlayacak, kritik karar vermesini gerektirecek pozisyonların sayısı oldukça azdı. Maçın hemen başında konuk takımın peş peşe goller bulması, sahadaki mücadele dozunun da düşük kalmasına neden oldu.

Tüm bu hakemin işini kolaylaştıran unsurlara rağmen Çağdaş Altay bir türlü oyuna tam anlamıyla konsantre olamadı. Zaman zaman faulleri, özellikle de sarı kart gerektiren ihlalleri atladı. İlk sarı kartını ancak 84. dakikada çıkardı. Oysa bu dakikaya kadar en az dört oyuncunun sarı kart görmesi gerekirdi. Hakem, kart göstermek yerine sürekli uyarıyla yetindi.

Galatasaray'ın ilk golünde herhangi bir problem yoktu; gol temizdi. 17. dakikada Erzurumspor'dan Orhan, Sara'nın müdahalesiyle ceza sahası ön çizgisinin dışında düşürüldü. Erzurumspor cephesi pozisyonun ceza sahası içinde olduğunu iddia etse de müdahale dışarıda gerçekleşti ve hakemin kararı doğruydu. 64. dakikada Barış'ın yerde kalarak penaltı beklediği pozisyonda ise savunma oyuncusunun Barış'a herhangi bir müdahalesi yoktu. Bu nedenle hakemin devam kararı da doğruydı.