Cem Dizdar - Fanatik

Kazanma garantili gibi görünen bir Galatasaray maç başlangıcı daha. Önce sakin bir başlangıç, ardından fazla da zorlamadan gole taşıyan sınırlı sayıda hücum ve gol. Ancak maçı bitiremedi Galatasaray... Kocaeli'ndeki ilk karşılaşmadan düne taşınan münakaşalı durumların da etkisi altındaki maçta, sadece savunmada kalarak maçı kazanmak mümkün olamayacağına göre Selçuk İnan'ın yegane planı 'beraberlik' olmalıydı. Ne var ki, beraberlik de Galatasaray'ın yapamayacaklarına doğrudan bağlıydı. İlk devre 'gol beklentisi' istatistiği üretemedi Kocaeli ama lider Galatasaray da gol dışında matah şeyler yapamadı!

İkinci devre de aynı ağır aksaklıkta ilerleyip dururken, durum dakika dakika değişmeye başladı. Maçı hatırlayan Kocaeli kendi solundan başlattığı 7 paslı hücumu sağ kanada taşıyıp golü bulunca iklim bir anda değişti. Şaşkın Galatasaray oyundan düşünce deplasman takımı iyiden iyiye akışa geçti. Hatta direğe takılmasalar öne bile geçebilirlerdi, olmadı ve Fenerbahçe ile puan farkı 2'ye indi. Yani kaç sezondur bir kaç kez gelinen 'tek maç' sınırına bir kez daha geldiler. 'Osimhen'siz Galatasaray için işlerin iyi ilerlemediği aşikar ama durum aynı zamanda Okan Buruk için de ayrı bir başlığı açtıracak sanki.

Ve son not... Biz de pek vaki değildir, maçlardaki saygı duruşlarında kendine saygı duymayan kitleler '1 dakikalık' süreyi hep kısa kestirir. Lakin yaşarken hakkında yazılmayan, söylenmeyen kalmamış Mircea Lucescu öyle bir saygınlık inşa etmişti ki, İİstiklal Marşı'na kadar çıt çıkmadı koca kalabalıktan. Lucescu gibi bilgili insanların yarattığı etkiye 'doğal otorite' diyor kimileri.

Bülent Timurlenk - Sabah

Kazandığı Göztepe maçının ardından "İlk yarıda bize yapılanları unutmadık, rövanşı alacağız, farklı kazanmak için sahaya çıkacağız" diyen Okan Buruk, 4 gün sonra oynayacağı karşılaşmanın dinamitinin fitilini uzun tutmuştu. Dün stada gelen, ekran başındaki Galatasaray taraftarı da takımından hocasının sözlerinin altını doldurmasını bekliyordu. Oyun daha ilk çeyrekten sıkıntılı başladı. Sallai sol kanatta işlemiyor, Barış da en uçta olduğundan takım hücumda Leroy Sane'nin ayağına bakıyordu. İlkay, Sane'ye uzak Sara da sol içe yerleşince ortaya 336 pas yapan, ayaklarında pranga varmışçasına yavaş bir Galatasaray ortaya çıktı. Risk almıyor demek, üretememek de demek aslında. Jakobs'un adrese teslim ortası, Sane'nin kafası tabelayı kurtardı ama oyun soru işaretleriyle doluydu.

Devrede Sallai kenara gelmeli, Barış kanada Icardi santrforla ile devam etmeliydiler. Okan Buruk bir kez daha hamlesiz başladı ikinci yarıya. Oysa ki takımı Göztepe deplasmanındaki ikinci 45'te sadece bir kez ceza sahasına girmiş, Lemina'nın golü takımı ayakta tutmuştu. Kocaeli oyunu aldı ve gol geliyorum dakikalarında Okan Buruk da golü taraftarlar gibi izledi. Aradaki tek fark taraftarın kombineye tonla para verip, Buruk'un kulübede milyonlar kazanması. 1-0 önde olduğu maçta 2'yi bulması gerekirken oyuna bek alan ve hâlâ Yunus ısrarını sürdüren bir teknik adam kendisi... Puan kaybı bağıra bağıra geldi bu maçta... Sorumlusu da Okan Buruk'tur. Bir haftada 5 puan kayıpla peşindekileri umutlandırması bir kenara, oynattığı kötü futbol hiç de öyle "Mayıslar bizimdir" futbolu değil. Mayıslar onun değilse, Haziran zaten hiç değil...

Levent Tüzemen - Sabah

Galatasaray, hocası Okan Buruk'un gereksiz yere yarattığı Kocaelispor gerginliği nedeniyle şampiyonluk yolunda çok önemli bir yara aldı. Göztepe galibiyetinden sonra Kocaeli'ye karşı intikam meşaleleri yakan Okan Buruk, yüzünden Galatasaray ağır bir bedel ödedi. Bir teknik adam, rakibi için böyle bir sorumsuz açıklama yapar mı? Kocaelili oyuncular, maç boyu hırslı oynadılar, Galatasaray'a pozisyon vermemek için canlarını dişlerine taktılar. Ayrıca Okan hocanın sanki maçı kazanmış gibi İlkay Gündoğan - Gabriel Sara ikilisi ile orta sahayı kurması, Galatasaray'ın pozisyon üretmesini engelledi. İsmail Jakobs'un mükemmel ortası ile Leroy Sane'nin attığı gol dışında akılda kalan Gabriel Sara'nın iki pozisyonu var. Çünkü Barış Alper Yılmaz, santrforda verimli olamadı, Okan hoca hızından gücünden ve çabukluğundan faydalanmak için Barış Alper Yılmaz'ı kanatta bile oynatmayı düşünmedi. İlkay'ın orta sahada oyundan düştüğünü görmesine rağmen Mario Lemina'yı oyuna çok geç aldı. Zaten Mario Lemina ilk 11'de başlamalıydı. Teknik direktör Okan Buruk öyle bir zihinsel dağınıklık yaşıyor ki takımına ve oyuna odaklanacağına rakipleri ile uğraşmayı kendine hedef olarak kabul ediyor. Liverpool'a karşı İstanbul'daki iki karşılaşmada 1-0'lık skoru koruyabilecek oyunu sergileyen bir Galatasaray, hocasının dağınıklığı nedeniyle Kocaelispor önünde 1-0 öne geçmesine rağmen skoru maalesef koruyamadı. Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, teknik direktör Okan Buruk'u karşısına alıp gerekli konuşmaları yapmalı. Eğer zihinsel olarak hazır değilse mutlaka çözüm üretmeli.