Cem Dizdar - Fanatik

Kağıt üzerinde yetenek farkı açısından uzak ara önde olsak da tedirgin edici bir ilk yarı izledik. Çok belli ki Mircea Lucescu takımı oyunun süresini kısalttıkça avantaj katsayısını da artıracağını hesap etmişti. Bileşik savunma kurgusu bizim sette oyunu kurulumumuzu bozarken, teması eksik etmeyen üstelik bunu takipteyken de sürdüren tarzlarıyla bizim gol beklentisini 0.23'te tutmayı başardılar. Özellikle Kenan Yıldız bölgesinden heyecan verici birkaç girişimde bulunduysak da bu tarzla ikinci devrenin daha sıkıntılı geçeceği aşikardı. Haliyle bir şeyler yapmak gerekiyordu ve gereken şaşırtıcı bir iş birliğinden geldi. Baskıya gitmiş gibi görünen Ferdi Kadıoğlu savunmanın içine doğru fırladı ve top onu en uygun anda en uygun yere gönderecek oyuncumuzun ayağındaydı; Arda Güler... Olması gereken oldu.

Gol sonrası Romanya başlangıç planını revize edince Milliler'in marifetlerini göstereceği alanlarda da belirginleşmeye başladı. Denediler, denediler olmadı ama finale çıktık neticede. Görüldü ki, söz konusu futbol olunca kağıt üzerindeki hesaplar o kadar kolay tutmuyor. Romanya takımının savunma direnci bizim yüksek marifetli oyuncularımızı beklenen etkiden uzak tuttuysa da hedefe bir adım daha yaklaşmamızı engelleyemedi ve kaldı tek maç. Bu takım bu tutarlı oyunla onu da halledecektir.

Uğur Meleke - Hürriyet

Elindeki kadronun kısıtlarının farkında olan Lucescu, 4+5 dokuz kişilik blokla savunma yaptı. Pozisyon disiplininden neredeyse hiç kopmadılar. Mert-Barış'lı sağ kanadımız bu kalabalık savunmaya karşı çok fazla üretemedi. Son dönemde birçok yıldız beke zor anlar yaştan Barış Alper, Bancu ile eşleşmesinde zorlandı. Ancak milli takımızın yıldız ışıltılı sol kanadı çok etkiliydi. Juventus'lu Kenan, Ratiu'ya karşı birinci dakikadan itibaren sürekli üstünlük kurdu. 60'ta da direğe takılan şahane bir şutu var. Onun sol çizgi partneri Brighton'lı Ferdi ise maçın yıldızıydı bence. Böyle tek blok kapanan rakiplere karşı bek katkısı çok kritiktir. Sağda Mert belki çok katkı yapamadı ama solda Ferdi ofansif olarak müthişti. Bir golle de süsledi başarılı futbolunu.

Dünkü kritik zaferin özellikle ikinci yarısının bir diğer yıldızı da Arda idi. Rumenler'in sağındaki zafiyeti fark etti. O da kendi inisiyatifiyle sola yaklaştı. Kenan ve Ferdi ile solu üçledi. Ve zafer golünü de bu bağlantıdan bulduk zaten.

Levent Tüzemen - Fotomaç

Milli maç öncesi tribünlerdeki koreografideki "Aynı Ruh Aynı Hava" başlığı altındaki görseller göz kamaştırıcıydı. Biri 2002 Dünya Kupası üçüncülüğünü kazanan futbolcuların resmini taşıyordu. Diğerinde de Amerika'ya gidecek Türkiye Takımı oyuncularının resimleri vardı. Milli Takım için kolay bir gece olmadı. Çünkü savunma ustası Lucescu, ilk 45'te Türk Milli Takımı'nı resmen kilitledi. Pozisyon üretemediğimiz için sürekli yana, geriye, kaleye oynamak zorunda kaldık. Top bizdeydi ama Rumen futbolcular gol yememek ve pozisyon vermemek için metrekare hesabıyla savunma yapıyorlardı. İlk yarıda en önemli fırsat Arda Güler'in önüne düşen toptu ama Real'in yıldızı isabetli vuramadı. İkinci yarı tüm takım olarak resmen Romanya kalesine çöktük. Bir gol hem umutlarımızı yeşertecek hem de Romanya kilidini açacaktı. Arda Güler'in harika pasına mükemmel koşu yapan Ferdi Kadıoğlu'nun top kontrolü ve gol vuruşu stattaki herkesi sevinç yumağı haline getirdi. Artık moral olarak yükselmiştik ve oyunu doğru bir şekilde kontrol etmeye ve yönetmeye başladık. Hakan Çalhanoğlu, ilk 11 tercihinde Montella'yı haklı çıkardı. Çünkü Inter'in yıldızı oyunu yönettiği gibi kritik Rumen ataklarını orta alanda engelledi. Mert Müldür çalışkan, Barış Alper istekliydi. Kenan Yıldız çalışkanlığı ile ön plana çıkarken Ferdi Kadıoğlu'nun attığı golün yanı sıra atak başlangıçlarında yaptığı deparlar alkışlanacak güzellikteydi. Özellikle Arda top ayağındayken hiç hata yapmadı. Riske girmedi, bütün paslarını görerek bilerek vermeye özen gösterdi. Arkadaşlarını da zor duruma sokacak paslar atmadı. Ferdi'nin golünü hazırlayacağı olarak imzasını koydu. Millileri alkışlıyoruz.