Kosova karşısında Arda sağda, Kenan solda, Kerem en önde oynadığı için ön tarafta top tutmak mümkün olmadı. Rakibe sırtını yaslayıp top alacak, arkadaşlarına alan açacak, zaman kazandıracak bir santrforla oynamamanın götürüleri bunlar. Oyunun son 10 dakikasında Arda ile Hakan'ı çıkarıp Eren ile Salih Özcan'ı almak 1-0'ı tutmak için riskli olsa da tam bir İtalyan hamlesiydi. Kalp ritimlerimizin yükseldiği, nabzımızın otururken 140'ları vurduğu bir 10 dakika izledik. Ama nihayetinde 24 yıl sonra Dünya Kupası biletini aldık.

Müsabakanın ilk yarısında sert bir fiziksel savaş vardı sahada. Bizim takımımız kısa. Dün sahada 185 cm. üzeri altı oyuncu vardı ve bunların beşi Kosovalı idi. Top yükseldiğinde ya da sahipsiz kaldığında zayıf kaldık bazen. Yapmamız gereken topu yere indirmekti, ayağa oynamaktı ve kalitemizi göstermekti. Neyse ki ikinci devrenin başlangıcıyla beraber bunu yaptık, iki maçtır çok iyi işleyen solumuz yine çalıştı, sahanın iyileri Kenan-Orkun üretimiyle geldi zafer golü.

Matematik ve istatistik de şaşırdı dün gece. İlk yarıda topun sahibi biziz: 37/63. Kontrollu bir set oyunu oynuyoruz. Geçiş kovalayan rakibi de fazla oynatmıyoruz. Ne var ki beklediğimiz kadar "şutör" değiliz. Beş pozisyonumuz var. O pozisyonları gümbür gümbür şutlarla tamamlayamıyoruz. Sol kanatta Ferdi ve Kenan başarıyla 'mekanik' oynarken sağ kanatta Zeki'nin atakları sürekli top kayıplarıyla ziyan oluyordu. Golü atmasına rağmen Kerem'in bildiğimiz etkin kişiliğini de göremedik. Neyse hepsinin eline, ayağına, yüreğine ve aklına sağlık.

Nasıl oldu bilmiyorum ama pozisyona bile girmediğimiz maçı kazandık. Sadece galip değiliz, Dünya Kupası'nın da parçasıyız. Adım adım geldik son maça kadar, elimizi uzatsak tutacağımız noktaya geldik ve işi bitirdik. Kolay değildi elbette. Karşımızda kendi ülkelerini onurlandırmak için her şeylerini veren bir takım vardı. Biz ise yıldızlarımıza sırtımızı dayamış, pasaporta damgayı vuracak o golün peşine düşmüştük.

Kazanılan 50 ikili mücadele, 12 top kapmanın yanında önemli istatistik boy dezavantajını rağmen kazanılan 15 hava topudur. 32 uzaklaştırmayla da hücumda 3 adamın ayağına bakan Kosova'ya sadece 2 isabetli şut attırdık. Dünya Kupası bir futbol şöleni. İlkokul yıllarında o turnuvada Milli Takımı izleyenler şimdi anne-baba oldu? Çocuklarına anlattıkları heyecanı şimdi birlikte yaşamak gibisi mi var!