Her iki takımın da sahaya çok iyi yerleşmiş olarak başladığı maçta Trabzonspor ritimli paslarla oyunu geriden kurdu. Başakşehir ise savunmada saha parselasyonu, adam ve alan markajlı oyunu tercih etti. Sık kanat değişikliği ve ortalarla gol aradı. Trabzonspor'un uzun paslarla Onuachu üzerinden yaptığı atak planlarında Onuachu-Onur eşleşmesi sıkıntı yarattı. Pina'nın kanat bindirmeleri etkiliydi. Ceza alanı içine Onuachu'ya yapılan yüksek ortalarda Başakşehir savunmasının merkezinde 1.94'lük Duarte ve Opoku fırsat vermedi.

Az pozisyonlu geçen ilk yarıda topa daha fazla sahip olan taraf Trabzonspor'du ama rakip kalede biraz daha etkili olan taraf ise Başakşehir oldu. İkinci yarı kora kor mücadele ve çekişme vardı. Mustafa'nın 40 metre taşıdığı top ve Augusto'ya 'al da at' dediği pas ile gelen gol muhteşemdi. Trabzonspor tam maçı aldım dediği anlarda geriye yaslanmanın bedelini uzatma dakikalarında yediği beraberlik golü ile pahalı ödedi. Alper Akarsu'nun futbolun doğasında olan basit temasları oynatması oyuna tempo kazandırdı. 41'de kornerden gelen topu kafa ile uzaklaştıran Bertuğ'un pozisyonunda ve 70'de Augusto- Opoku pozisyonunda Trabzonspor penaltı bekledi devam kararları doğru. Hakem oyunda olması gereken yerde çıktı gereğini yaptı sonra kayboldu. Temaslı oyuna izin verdi. Oyuncular ve oyun hakemi kabul etti. Maçın keyifli geçmesine katkı sağladı. Pozisyonlarda daha erken deplase olma konusunda çabukluk kazanmasını tavsiye ediyorum. Modern çizgide hakemlik yapan Alper Akarsu bu yönetimi ile övgüyü hak etti. Bravo.

Tam Fenerbahçe ile puanları eşitleme hesapları yapan Trabzonspor, maçın uzatma dakikalarında gelen hatalar sonucu oluşan golle 1 puanla yetinmek zorunda kaldı. Her zaman belirttiğimiz gibi, futbol tuhaf bir oyun ama bir başka gerçek var ki 1-0 önde olduğunuz maçta topa daha fazla sahip olmanız ve rakibe bu şansı vermemeniz gerekiyor. İlk yarı, orta alan mücadelesi şeklinde geçti. Temponun artmadığı ve top üçüncü bölgeye geldiğinde Trabzonspor'un bir türlü gerekli üretkenliğini yakalayamadığını gördük. Bunda en belirgin etken, iki kenardan istenilen atak girişimlerinin gerçekleştirilememesi ve orta alanda cezalı olan Folcarelli'nin eksikliği. Onuachu gibi bir oyuncun varsa kenarlardan getireceğin toplar, büyük öne taşımakta. İlk yarı Onuachu ile girilen pozisyondan başka atağın yoktu.

İkinci devre, ilk yarıya göre rakip alanda daha fazla baskı yapan ve her iki kenardan da atak girişimlerinde bulunan bir Trabzonspor vardı. Bunun sonucunda Mustafa'nın dribblingle getirdiği topta Trabzonspor'un golü geldi. Sonuç her ne kadar hayal kırıklığı da olsa ortaya konan oyun saygıyı hak ediyor. Eksiklikler, doğaldır ki bir takım için sorun ama Trabzonspor'da gördüğümüz en önemli özellik her oyuncunun koşullar ne olursa olsun takım birlikteliğinin içerisinde bulunması. Özellikle maçın ikinci yarısındaki oyunu göz önüne getirdiğimizde gerçekten karşılaşmanın böyle bitmesi büyük hayal kırıklığı.

Trabzonspor, Papara Park'taki maça adeta bir formalite karşılaşması gibi bir başlangıç yaptı. Son derece tutuk, isteksiz, hareketsiz ve hedefsiz bir takım görüntüsündeydi bordo-mavililer! Oysa önlerinde öyle büyük iki fırsat vardı ki... Hayal gibi ama gerçekleşmesi zor olmayan fırsatlar! Şampiyonluk gibi... Lig ikinciliği gibi... Bu maç başlangıcını kontrollü oyun diyerek geçiştiremeyiz. Trabzonspor ilk yarıda oyunun içine giremedi. Ya da Başakşehir sahada güçlü bir duruş sergiledi. Başakşehir maça tahrip gücü yüksek bir futbolla, ön alan baskısı ile başladı. Bordo-mavililer, rakibin öndeki baskısı nedeniyle öne doğru çıkmakta zorlanırken, sık sık Onana'ya geri pas atmak zorunda kaldılar. Folcarelli'nin yokluğu çok hissedildi. Zaten iki takım da orta alanları uzun toplarla geçtiler. Yani ilk yarıda etkili bir orta saha mücadelesi göremedik. İlk yarıda daha iyi oynayan, daha çok pozisyon bulan taraf konuk ekip Başakşehir'di. Trabzonspor ilk yarıda Pina-Zubkov kanadını çok iyi kullanamadı. Mustafa Eskihellaç, Nwakaeme'ye çok top taşıdı. Mustafa'nın yürekli oyununa şapka çıkarmak lazım. Trabzonspor adına sahanın en iyisi Saviç'ti. Muazzam kademelere girdi, rakip tehlikesi savuşturdu. Gollük pozisyonlarda göğsünü siper etti Saviç! Felipe Augusto ise çok etkisizdi. Onuachu'dan çok uzak oynadı. İlk yarının son anlarında bir hakem skandalına tanık olduk. Trabzonsspor'un kullandığı kornere yükselen Bertuğ Yıldırım, topu kolu ile uzaklaştırdı. Onuachu penaltı itirazında bulundu. Hakem Alper Akarsu topun kafadan ele geldiğini işaret ederek pek oralı olmadı. VAR'daki Ali Şansalan pozisyonu izledi mi? Onu da bilemiyoruz. Ancak topun direkt olarak Bertuğ'un koluna geldiği net ortada. Yıllardır hakem skandalları ile canı yanan Trabzonspor'a yine hakemler ağır bir darbe vurmuş oldu. İkinci yarıya da daha iyi başlayan taraf Başakşehir oldu. Hem çok hızlı oynadılar, hem de Trabzonspor kalesine çok adamla geldiler. Trabzonspor, Başakşehir baskısını savuşturduktan sonra çok daha iyi oynamaya başladı. Felipe Augusto'nun direk dibinde topu ağlara gönderemediği bir pozisyon var ki, inanılmaz... Bu pozisyonda Duarte'nin ters vuruşu son anda dönüp ağlara gitmekten vazgeçti! İkinci yarıda Augusto'nun pozisyonunda Trabzonspor yine penaltı bekledi. Bence de penaltı verilebilirdi bu pozisyonda. Maçın son bölümünde maçı tek kaleye çeviren Trabzonspor aradığı golü de buldu. Maçın en iyisi Mustafa Eskihellaç, orta alandan aldığı topla hareketlendi, ceza sahasına girdi, Felipe Augusto'ya 'al da at' dedi. Felipe de topu ağlara gönderdi. Hazırlanış olarak gerçekten mükemmel bir goldü. Bu gol, Papara Park'ı tıklım tıklım dolduran bordo-mavili taraftarları coşturdu. İlk yarıyı boşa geçiren Trabzonspor, ikinci yarının başındaki Başakşehir baskısını kırdıktan sonra müthiş bir futbol ortaya koydu. 90+2'de Selke'nin kafa vuruşunda top direğe çarparak çizgiyi geçti. Saviç müdahale edemedi. Bu pozisyonda top böyle istedi. Topun da canı varmış dedirtti. Trabzonspor, ikinci Fenerbahçe ile puanları eşitleme şansını son anda kaybetti. Hakem skandalları ile 2 puan bıraktı Trabzonspor ama ne olursa olsun bu sezon Fatih Tekke son yılların en etkili performanslarından birine imza atıyor.