İlk kez birlikte görev yapan Savic-Cenk ikilisi uyum sorununu fazlasıyla hissettirdi. Orta alanda oluşan boşluk önde oynayan oyuncuların geri dönüşlerde isteksizliği ya da yetersizliği rakibe büyük bir avantaj olarak karşımıza çıktı. İleride sadece Salah bireysel becerileriyle üretmeye çalışsa da destek verecek bir yardımcı yoktu. 2. yarı yapılan oyuncu değişikliklerinden sonra ise yine oyunun kontrolü Ferencvaros'taydı. Topa daha fazla sahip oldular ve de Trabzonspor'un çıkarken kaptırdığı toplardan sonra gelen ikinci ve de üçüncü gol? İki maçı göz önüne getirdiğimizde Ferencvaros, saf dışı bırakılmayacak bir rakip değil. İlk maçın ikinci yarısındaki oyun ve de büyük beklentilerle geldiğiniz ikinci maçta hesapta olmayan bir kırmızı kart bugünkü sonucu hazırlayan en büyük etkendi.

Trabzonspor maça iyi başladı. Oyuna ağırlığını koymaya başlamıştı ki Ferencvaros ilk maçta olduğu gibi sert, kışkırtıcı ve yıldırıcı taktik faullerle oyunu kızıştırdı. Bu tuzağa ilk düşen Malinovskyi oldu. Peki? Cabral'a ikinci sarıdan kırmızı niye? Eğer sözlü itirazdan ikinci sarı verdi ise o başka! Son dakikalarda oyuncular arasında yaşanan kriz hakemin yetersizliğinden oldu. İlk maçta Igor Pajac bu maçta Rade Obrenovic maçı okuyamayan, kontrol edemeyen kalitesiz yönetimleriyle turu Ferencvaros'a hediye ettiler.

Maç 13. dakikada bitti.. Malinovskyi gibi tecrübeli bir ismin, orta alanda göstere göstere, böyle bir faul yapması affedilmez. Aslında kırmızı karta kadar ümit veren, rakip kalede görünen bir Trabzonspor vardı sahada. Tabii ki böyle fizik kondisyonu yüksek bir rakip karşısında 10 kişi ile reaksiyon göstermek çok kolay değil. İkinci yarıda bir ümit acaba bir mucizeye imza atar mıyız diye iyimser düşündük. Ancak 54'te gelen 2. gol ve hemen arkasından gelen penaltı ve 2. kırmızı kart ile skor 3-0'a gelince, umutlarımız da tamamen tükendi. Açıkçası siz 200 milyon Euro'luk takım kursanız da takım olamayınca 40 milyon Euro'luk takım gelip sizi iki maçta da yenebiliyor.