Aksal Yavuz - Milliyet
Her ne kadar bordo-mavili takımda Onuachu olmasa bile Mustafa Eskihellaç ile Oulai'nin geri dönüşü, Trabzonspor'u biraz kendine getirmiş. Zira olmadıkları karşılaşmalarda tel tel döküldü bordo-mavililer. İkinci yarı için aynı cümleleri söyleyemeyiz fakat ilk yarı için bir parantez açmak gerekirse, Tekke'nin öğrencileri ilk yarı ikinci yarıya oranla çok daha etkili oynadılar, pozisyonlara girdiler. Hele Zubkov'un kaçırdığı bir pozisyon vardı ki topu auta atmak gol atmaktan daha zordu. Açık konuşmak gerekirse; ikinci yarı mücadelenin yüksek olduğu, pozisyonun olmadığı karşılaşmanın hakkı beraberlikti. Amma velakin Zubkov'un pasına dokunmadan Muçi'ye gitmesini sağlamak aklın bir ürünü olsa gerek, o da Trabzonsporluların 'bay beyin' adını koydukları Nwakaeme'nin başkası değildi. Hal böyle olunca topla buluşan Muçi'nin de ayağından üç puanı getiren füze çıkmış oldu!
Olcay Çakır - Fanatik
Trabzonspor, sezon boyunca sıkça konuştuğumuz bireysel kalite farkını bu kez lehine çevirmeyi başardı. Muçi'nin golü, liderin puan kaybettiği haftada yalnızca üç puan değil; özgüven, nefes ve yeni bir başlangıç hissi de getirdi. Bu galibiyet, oyun adına eksiklerin üzerini örtmez. Ancak şunu da unutmamak gerekir: Oyun gelişir, yapı güçlenir, doğru hamlelerle bu takım daha iyisini oynar. Transfer ihtiyacı açık, maç içinde çözüm üretme seçeneklerini artırmak şart. Ama bu galibiyet, Trabzonspor'un ikinci yarıya dair hâlâ söyleyecek sözü olduğunu da gösterdi.
İskender Günen - Sabah
Alınan 3 puan, 2. yarıya moralli başlamak için büyük önem taşıyor ama sorunları görmek ve çözüm üretmek gerekiyor. Önce Onana'nın topu oyuna sokarken attığı kendi arkadaşlarını zor durumda bıraktığı paslar var. Önde de çok fazla top kayıpları düşündürücü. İki kenarda ise bu sistemin daha üretken olması için mutlak organize atak girişimleri gerekiyor. Sol kenar en sorunlu bölge, sağ kenarda ise Zubkov yetenekli futbolcu ama daha fazla sorumluluk almak zorunda.
Ali Kemal Yazıcı - Yeni Şafak
Sezonun ilk yarı sonunda ve hayali süper kupa yarı final maçlarında aldığı sonuçlarla kırılgan bir yapı ortaya koyup, hayalleri erteleme noktasına getiren Trabzonspor, bir kez daha göründü ki teknik Direktör Fatih Tekke'nin 'inadım, inat' metodundan vaz geçmeyecek. Nedir bu inat? Tekke'nin olmazsa olmazı belli ki kaliteli oyun ve bu oyuna sadakatle bağlı kalınması. Top Trabzonspor'da olduğunda ısrarla pas oyunu öncelikli, geçiş oyunlarına yansıyan pas yüzdesi ve topa sahip olan bir takım yapısı.





