Suriye'de Beşar Esad'ın devrilmesinin ardından kurulan Şam geçici yönetimi tarafından hazırlanan anayasa taslağı ülkede tartışmalara neden oldu. Taslakta yer alan, "devlet başkanının Müslüman olması" ve "hukukun temel dayanağının İslam inancı olması" vurgularının kapsayıcı görülmediği belirtilerek, ulusal mutabakat fikri öne çıkarıldı. Şam yönetimi geçtiğimiz haftalarda ülkenin kuzey doğusunu elinde tutan SDG ve güneydeki Dürzilerle görüşmeler gerçekleştirmiş, özellikle SDG'nin merkezi Şam yönetimine dahil olması doğrultusunda yapılan bölgedeki bütün aktörler tarafından desteklenmişti. Söz konusu anayasa taslağının Suriye'deki etnik ve dini gruplar arasında başlayan temasları nasıl etkileyeceğini Haber Global Web Özel'e değerlendiren güvenlik ve uluslararası ilişkiler uzmanları, Suriye'deki geçiş sürecinde bütün kurumların "geçici" başlığı altında ele alınması gerektiğini söyledi. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, 5 yıl süreyle yürürlükte kalacağı belirtilen anayasa taslağını açıkladı. Suriye'nin kısa sürede düze çıkacak bir konumda olmadığını belirten emekli büyükelçi Uluç Özülker şunları söyledi: "ABD hala buradan çekilmedi. SDG ile görüşmeler yapılıyor. Bu görüşmelerin nasıl biteceği belirsiz. Dürziler sorun olmaya devam ediyor. Lazkiye ve Tartus'ta yaşananları görüyoruz. Suriye pek çok etnik gruptan oluşan yapısıyla öne çıkıyor. Burada 'İslam' adı altında Ahmed Şara'nın kendisini başka bir boyutta tanımladığını görüyoruz. Herkesin mutabık olacağı bir adım atma şansı yok. Suriye'de gelişmelerin zamana yayılarak oturması gereken bir süreç var." Özülker'in vurguları şöyle: Şu sırada yapılan her şey geçidir. Anayasa 5 yıl süreyle geçerli olacak, ardından nihai duruma geçilecek. Ancak 5 yıllık süreçte herkesin kabul edeceği istikrarı devam ettirmek ne kadar mümkün? ABD'nin rolü öde var. En son yapılan Şara-Abdi görüşmesinde gönderdikleri helikopter CENTCOM'undu. ABD bu kapsam içinde kendini göstermeden öne çıktı. ABD burada mutlak hakimiyet içinde olduğu ortaya çıkıyor. Suriye'de biraz tahammülü olmamız gerekiyor. Sorunlar kısa süre içinde çözülecek durumda değil. Her halükarda Suriye etnik yapısı içinde mütalaa edilmek mecburiyetinde. Suriye'yi bir bütün olarak düze çıkarmak için daha toleranslı ve aklı selimle yaklaşmak gerekiyor. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın imzaladığı yeni anayasa taslağı Kürtler ve Dürziler tarafından kapsayıcı olmamakla eleştiriliyor. Güvenlik ve terör uzmanı Güngör Yavuzarslan ise Suriyelilerin beklentisinin vatandaşlık esasına göre bir anayasa olduğunu belirterek şu değerlendirmeleri yaptı: "Suriye’de yeni dönemde önerilen anayasa başta Dürziler Nusayriler olmak üzere Müslüman olmayan diğer Suriye bileşenleri tarafından tepki ile karşılandı. İlk tepki devletin adının 'Arap Cumhuriyeti' hukuksal yapısının İslami hukuka göre şekilleneceği açıklamasına geldi. Suriyeliler de beklenti ideolojik zeminde değil herkesin kabul edileceği vatandaşlık esasına dayalı dayalı bir devlet yapılanmasıydı. Eğer Suriye’den bir Şeriat devleti kurulacaksa ilk önce bunun bütün süreçlerini kabul etmesi gerekir. Bu olmazsa ülke yeniden bir gerginlik zeminine evrilecektir." "Şam yönetiminin SDG ile yaptığı anlaşmadan sonra gözler sürecin nereye evrileceğine çevrilmişti. Özellikle SDG kaynaklarının bunu reddetmesi, ileride bu bölgenin Şam yönetiminin kontrolüne girmeme riskini bir kez daha gündeme getirdi. Suriye’de geçiş döneminin iyi yönetilmesi gerekir. Eğer farklı gruplar anayasal düzen içinde kabul gören bir devlet bir devlet sistemine dahil edilmezlerse ülke yıllara yayılan çatışmalara gebedir.