Paris'e gidip Eyfel Kulesi'ni görmeden dönebilirsiniz ama Fransız süpermarketindeki peynir reyonunu gezmeden dönmek? İşte o biraz zor. Hele bir de daha önce hiç görmediğiniz atıştırmalıklar, ilginç ambalajlar ve ne olduğunu anlamadığınız soslar varsa, geçmiş olsun. Alışveriş sepetiniz dolmak üzere.

Yurt dışında market gezmek, seyahatin en eğlenceli alışkanlıklarından birine dönüşüyor. Üstelik bunun artık bir adı da var: Grocery store tourism, yani süpermarket turizmi. British Airways Holidays'in 2025 seyahat araştırmasına göre gezginlerin %54'ü, tatilleri sırasında bir süpermarketi turistik bir durak olarak ziyaret etmeye sıcak bakıyor. Görünüşe göre müzeler ve tarihî yapılar kadar market rafları da ilgimizi çekiyor.

Aslında düşününce oldukça anlaşılır. Japonya'da onlarca farklı aromaya sahip KitKat'lar, İtalya'da çeşit çeşit makarna, Fransa'da peynir reyonları, Yunanistan'da yoğurtlar… Bizim için keşif sayılan pek çok ürün, orada yaşayan insanların sıradan bir alışveriş listesinin parçası. Belki de işin en keyifli tarafı bu. Bir ülkenin gündelik hayatına, alışveriş sepetinden bakabilmek.

Time Out da 2025'te yayımladığı bir yazıda bu merakı ele alıyor. Evimizde haftalık market alışverişini mümkün olduğunca hızlı bitirmeye çalışırken, yurt dışında aynı rafların arasında uzun uzun dolaşabiliyoruz. Çünkü tanımadığımız ürünler, alışık olmadığımız tatlar ve hatta ambalaj tasarımları bile bize o ülkenin kültürü hakkında küçük ipuçları veriyor.

Üstelik marketler, hediyelik eşya alışverişine de yeni bir yorum getiriyor. Üzerinde şehir adı yazan bir magnet yerine yerel bir çikolata, ilginç bir baharat ya da güzel ambalajlı bir konserve almak çok daha cazip gelebiliyor. Tabii eve dönünce valizden çıkanların yarısını neden aldığımızı hatırlayamama ihtimalimiz de var.

Ama bu merakın güzel bir tarafı daha var. Bir şehri tanımak için her zaman büyük deneyimlere ihtiyacımız olmadığını hatırlatıyor. İnsanların kahvaltıda ne yediği, hangi ürünleri tercih ettiği, akşam yemeği için neler aldığı da o şehrin hikâyesine dahil.

Belki de bir sonraki seyahatimizde gezilecek yerler listesine bir süpermarket eklemeliyiz. Sonuçta bir ülkenin kültürünü anlamak için bazen müzeye, bazen de cips reyonuna uğramak gerekiyor.