Dünya çapında 1.4 milyar Katolik'e ruhani liderlik edecek yeni papa ABD'li Robert Francis Prevost seçildi.

7 Mayıs Çarşamba başlayan papalık seçiminin (konklav) ikinci gününde dört tur oylama sonunda Vatikan'daki Sistine Şapeli'nin üzerindeki bacadan beyaz duman yükseldi. Beyaz duman ve hemen ardından kilise çanlarıyla papanın seçildiği ilan edilince San Pietro Meydanı'nda coşkulu kutlamalar görüldü, "yaşasın papa" haykırışları duyuldu. Yaklaşık bir saat boyunca ise yeni papanın kim olduğunu öğrenmek için heyecanlı bir bekleyiş başladı.

Ardından San Pietro Bazilikası'nın balkonundan "Habemus Papam" (papamız var) anonsu yapıldı ve yeni papanın ABD'li Kardinal Robert Francis Prevost olduğu açıklandı. Prevost papalık ismi olarak 14. Leone'yi seçti. 69 yaşındaki Prevost, ilk ABD'li papa olacak.

Tarih boyunca, 266 papanın 200'den fazlası İtalya'dan çıkmıştı. 1978'e kadar da 455 yıl boyunca papalar hep İtalya'dandı. Ancak 1978'de seçilen son İtalyan papa Albino Luciani 33 gün içinde hayatını kaybetmiş ve İtalyan papa dönemine aynı yıl Polonyalı Karol Wojtyla'nın seçilmesiyle sona ermişti.

Seçici kardinaller 7 Mayıs'ta 16.30'da Sistine Şapeli'ne kapandı. 17.43'te "herkes dışarı" (extra omnes) anonsuyla seçim resmen başladı. Yapılan tek oylamanın ardından saat 21.00'de Sistine Şapeli'nin bacasından ilk siyah duman yükseldi. Bu, 133 kardinalin katıldığı seçimde ilk oylamanın sonucunda herhangi bir ismin üçte iki çoğunluğa ulaşamadığı, yani henüz yeni papanın seçilemediği anlamına geliyordu.

Kardinaller 8 Mayıs Perşembe sabahı oylama için yeniden Sistine Şapeli'ne girdi. O sabah yapılan iki oylamada da şapelin bacasından siyah duman yükseldi. Ancak perşembe öğleden sonra yapılan yeni ve dördüncü oturumun ardından saat 18.08'de beyaz duman görüldü. Bu papanın seçildiği anlamına geliyor.

Papa seçimleri için, Sistine Şapeli'nin çatısına özel olarak bir baca yerleştiriliyor. Seçim sürecince dünya televizyonlarının canlı olarak görüntülerini yayımladığı bu bacadan çıkan dumanın rengi, büyük gizlilik içinde yürütülen seçimin dışarıdan görülen ilk işareti. Dumanın siyah çıkması oylamada hiçbir adayın gerekli orana ulaşamadığını, beyaz duman ise çoğunluğun sağlandığını ve yeni papanın da görevi kabul ettiğini gösteriyor. Beyaz dumana kilise çanları da eşlik ediyor.

Duman ritüelinin bu kadar ilgi çekmesinin başlıca nedeni, papa seçiminin büyük gizlilik içinde yapılmasıdır. Hem seçim sürecinin gizli kalması hem de seçime katılan kardinallerin dışarıdan etkilenmesini önlemeyi amaçlayan gizlilik kuralları, seçici kardinallerin Sistine Şapeli'ne kilitlenmesini de içeriyor. Bu nedenle, papa seçimine Latince "anahtarla kilitli" anlamına gelen "konklav" (cum clave) deniliyor.

Kardinallerin oylama dışındaki sürede vakit geçirdikleri ve konakladığı Vatikan'daki Santa Marta Konuk Evi'nde de sıkı tedbirler alınıyor. Burada görevli personel de gizlilik yemini ediyor; bu yemini bozmak otomatik aforoz ile cezalandırılıyor. Personelin seçim süresince aileleriyle dahi iletişime geçmesine izin verilmiyor, kardinallerle iletişimleri de gerekli haller dışında büyük ölçüde kısıtlanıyor.

Papa seçimi için resmi bir süre kısıtlaması bulunmuyor, tarih boyunca birkaç saatten yaklaşık 3 yıla kadar süren konklavlar biliniyor. Ancak son iki papa, oylamaların 2. gününde seçilmişti. 2013'teki seçimde Papa Francesco 2. günün akşamında, 5. oylamanın sonunda galip gelmişti.

Çarşamba başlayan konklav, seçici kardinal sayısının rekor seviyede yüksek olması, dünyanın farklı yerlerinden gelmeleri ve birbirlerini tanımamaları gibi sebeplerle Vatikan uzmanları tarafından "en öngörülemez papa seçimi" diye niteleniyordu. Katolik Kilisesi'nin "prensleri" de denilen kardinal sayısı halen 252, 80 yaş limiti ve hastalık gibi nedenlerle 133 kardinal seçime katıldı. Seçimden bir papa çıkması için üçte ikilik oy çokluğu, yani 133 oydan en az 89'unu almak gerekiyordu.

Amerika kıtasından ilk papa olan Francesco, kiliseyi Avrupa odaklı olmaktan çıkarma girişimleri kapsamında dünyanın daha önce kardinale sahip olmayan bölgelerine de kardinaller atamıştı. Bu nedenle seçime, Haiti, Güney Sudan, Myanmar, Ruanda gibi 15 ülkeden ilk kez kardinaller katıldı.