Yeni tanıtılan silah sistemleri Türkiye'nin savunma doktriniyle ilgili bize ne söylüyor?
Temmuz sonunda İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı'nda (IDEF) Türk ordusunun envanterine giren veya girecek olan yeni sistemler tanıtıldı. Kamuoyuyla ilk kez paylaşılan sistemler arasında balistik füzeler, elektronik harp sistemleri, şifreli iletişim ağları, fiber optik kablolu insansız hava araçları gibi teknolojiler yer aldı. Uzmanlar, yeni tanıtılan sistemlerin Türkiye'nin mevcut savunma yaklaşımında değişikliklere işaret ettiğini belirtti.
Uzmanlar, Türkiye'nin jeostratejik ortamının yıllar içinde balistik füzeler lehine kaydığını, bu nedenle Türkiye'nin önceliklerinin de değiştiğini vurguladı. IDEF'te dikkat çeken sistemlerden biri ROKETSAN tarafından geliştirilen TAYFUN Blok-4 balistik füzesi oldu. Bu füze, Türkiye'nin en uzun menzilli ve milli imkanlarla üretilmiş balistik füzesi olarak tanımlanıyor.
Uzmanlar, TAYFUN Blok-4'ün menzilinin bin kilometreyi aşabileceğini belirtti. Uzun menzilli balistik füzelerin üretimi ve ihracatı, uluslararası antlaşmalar tarafından kısıtlanıyor. Türkiye'nin mevcut envanterinde bulunan Bora ve Tayfun gibi balistik füzeler, komşu başkentlere ulaşabilecek kapasitede.
ABD merkezli Atlantic Council'den Dr. Rich Outzen, Türkiye'nin caydırıcılığını artırmak için İran gibi komşuları ile benzer menzillerde silahlara sahip olmayı hedeflediğini ifade etti. Ayrıca Türkiye'nin balistik füzeleri test edebilmesi için muhtemelen Somali'den Hint Okyanusu'na doğru denemeler yapması planlanıyor.
Çelik Kubbe adı verilen yeni hava savunma sistemi, alçak, orta ve yüksek irtifa hava savunma sistemlerinin entegre edildiği bir mimari olarak çalışacak. Uzmanlar, Türkiye'nin hava savunma sistemlerinin karmaşıklığını ve maliyetlerini gündeme getirdi. Sonuç olarak, Türkiye'nin savunma sanayiinde yerli ve millilik oranını artırma hedefleri doğrultusunda ilerlediği görülüyor.




