Yeniçağ Gazetesi'nin bugünkü manşeti...

Başkanlık sistemine geçildiğinden bu yana asgari ücret 17,5 kat arttı ama açlık sınırındaki yükseliş 22
kat oldu. İşin içine ev kirası, elektrik, su faturaları, eğitim ücretleri de girince 4 asgari ücret yetersiz kaldı.

DERDİMİZ AYRICALIK YA DA İMTİYAZ DEĞİL AİLEMİZİN GEÇİMİNİ SAĞLAMAK

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda çalışan ve Devlet Memurları Sendikası üyesi sivil memurlar, talepleri için TÜİK önünde eylem yaptı. “Onurlu bir yaşam için MSB ve TSK’nin sivil gücü haklarını istiyor” yazılı pankart açan sendika üyeleri adına açıklama yapan Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanı Tuncay Cengiz, geçim derdiyle boğuştuklarını söyleyerek, taleplerini sıraladı. CENGİZ, “Güzel memleketimizin her bir köşesinde bir hak arama mücadelesi var. Emeklisi, memuru, işçisi, emekçisi hep bir ağızdan aynı şeyi söylüyor: Geçinemiyoruz. Çünkü anamızın ak sütü gibi helal olan taleplerimiz var. Bizim derdimiz makam, mevki, mevzi değil. Bizim derdimiz ayrıcalık ya da imtiyaz hiç değil. Bizim derdimiz; emeğimizin karşılığını almak, ailemizin geçimini sağlamak ve yıllardır onurla taşıdığımız devlet memurluğu kimliğini hak ettiği itibarla yaşatmaktır” dedi.

85 YAŞINDAKİ PAZARCI KADIN: ÇALIŞMADIĞIM ZAMAN AÇIM

İYİ Parti Osmaniye İl Başkanı Serhat Kılıç ve Akdeniz Bölge Koordinatörü Emine Özdeniz, Kadirli’deki semt pazarında esnafın sorunlarını dinledi. 85 yaşında pazarcılık yapan bir yaşlı kadın, “Daha geçenlerde ameliyat oldum, kalbimdeki pili değiştirdiler. İltihap kanıma karıştı, hastanede yattım, doktorlar kanımı temizledi. Pazara da çıkıyorum, çarşıya da gidiyorum” dedi. YAŞLI kadın şunları söyledi: Benim yaşadığım yer inek samanlığı. Çalışmak zorundayım, çalışmadığım gün açım. Benim yaşadığım yeri görsen senin yüreğin parça parça olur. Birisinin bana verdiği eski bir soba ile ısınmaya çalışıyorum. Bir sene yakıyorum, diğer sene yakamıyorum; soba çürüyor. İnsanlar eskittikleri eşyaları bana veriyor.

BUGÜN KARŞILIĞI 35 BİN 350 TL

Genel maaş haline dönüşen asgari ücretin alım gücü dibe vurdu. YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmeden önce, Haziran 2018’de net asgari ücret bin 603 TL, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı ise bin 714 TL seviyesinde olduğunu hatırlatarak, “8 yılın ardından net asgari ücret 28 bin 75 TL’ye yükselirken, açlık sınırı 37 bin 800 TL’yi geçti. Asgari ücret 17,5 kat arttı ama vatandaşın karnı 8 yıl öncesine göre 22 kat daha aç. 2018 yılındaki net asgari ücret bugünkü en az 35 bin 350 TL maaşa denk” dedi.

TEMEL GIDAYA 22 GÜN YETİYOR

Başevirgen şunları kaydetti: 2018 yılında asgari ücretle yaklaşık 28 günlük gıda ihtiyacı karşılanabilirken, bugün bu süre 22 güne kadar düştü. Bir başka ifadeyle vatandaşımız geriye kalan 8 günde aç kalıyor. Bu da sekiz yılda asgari ücretlinin sofrasından yaklaşık bir haftalık gıda alım gücünün eksilmesi demek. Üstelik temel ihtiyaç giderleri olan kira, elektrik, doğalgaz, su, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu harcamaları hesaba dahil değil. Bu giderler de hesaba katıldığında asgari ücretli maaşıyla 22 gün bile karnını doyuramayacak duruma geldi.

YOKSULLUK SINIRI KATBEKAT AŞTI

ASGARİ ücret ile yoksulluk sınırı arasında da bir uçurum olduğunu ifade eden Başevirgen, “Haziran 2018’de dört kişilik bir ailenin gıda, barınma, ulaşım, eğitim, sağlık ve diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gereken aylık tutar 5 bin 584TL olarak hesaplanıyordu. Eylül 2026 itibarıyla bu rakam 123 bin 130 TL’ye yükseldi. Böylece yoksulluk sınırı da sekiz yılda yaklaşık 22 katına çıktı. Bugün dört kişilik bir ailenin hesaplanan temel yaşam giderlerini karşılayabilmesi için yaklaşık 4,5 asgari ücrete ihtiyaç duyuluyor. Dört asgari ücretin toplamı dahi yoksulluk sınırının altında kalıyor” ifadelerini kullandı