Yerebatan Sarnıcı yeniden açıldı. Vakıflar Genel Müdürlüğü, kültürel mirasın korunmasının ve ziyaretçilerin yapıyı kesintisiz gezebilmesinin temel öncelikleri olduğunu açıkladı.
SÜREÇ TAMAMEN YASAL MEVZUAT ÇERÇEVESİNDE YÜRÜTÜLDÜ
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, yapının 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında mazbut vakıflar adına tescil sürecinin tamamlandığı ve tahliye işlemlerinin ardından sarnıcın Vakıflar idaresince devralındığı bildirildi.
Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı Levent Çetin, sürecin tüm aşamalarının ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü vurgulayarak, Yerebatan Sarnıcı’nın Osmanlı vakıf sistemi içerisindeki tarihi konumuna ilişkin arşiv kayıtları ve uzman raporlarının dikkate alındığını ifade etti.
Çetin, yapılan değerlendirmelerde yapının vakıf hukukuna konu olabilecek nitelikte olduğunun tespit edildiğini belirterek, “Vakıf yoluyla meydana gelip de her ne suretle olursa olsun hazine, belediye, özel idareler, köy veya diğer kamu tüzel kişileri ile bunlara ait müessese, iktisadi işletme ve bağlı ortaklıklarının mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıkları mazbut vakfına devrolunur.” dedi.
YASAL SÜREÇ TAMAMLANDI, SARNIÇ YENİDEN ZİYARETE AÇILDI
Tahliye süreci sonrası alanda yapılan teknik incelemelerde bazı bakım ve onarım ihtiyaçlarının tespit edildiği, gerekli çalışmaların hızla tamamlanmasının ardından Yerebatan Sarnıcı’nın bugün saat 09.00 itibarıyla yeniden ziyaretçilere açıldığı bildirildi.
Levent Çetin, “Bu tarihi yapıyı korumak, yaşatmak ve vakfiye şartlarına uygun şekilde gelecek nesillere aktarmak temel önceliğimizdir” dedi.
TÜRK VATANDAŞLARINA HAZİRAN AYI BOYUNCA ÜCRETSİZ GİRİŞ
Ziyaret koşullarına ilişkin bilgilendirmede, Türk vatandaşlarının Haziran ayı sonuna kadar Yerebatan Sarnıcı’nı ücretsiz olarak ziyaret edebileceği açıklandı.
YAKINDAKİ DEĞERLENDİRMELER
Bazı çevrelerde dile getirilen “yapının Bizans dönemi kökenli olduğu ve vakıf hukukuyla ilişkilendirilemeyeceği” yönündeki değerlendirmelere de açıklık getirildi. Çetin, 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu’nun ilgili hükümlerine atıf yaparak, vakıf kaynaklarıyla inşa, onarım ya da işletme süreçlerine dahil edilen kültür varlıklarının vakıf sistemi kapsamında değerlendirildiğini vurguladı.
BENZER TESCİL İŞLEMLERİ DEVAM EDİYOR
Yetkililer 2008 yılından bu yana, 5737 sayılı kanun kapsamında toplam 1.191 taşınmaz kültür varlığının mazbut vakıflar adına tescil edilerek Vakıflar Genel Müdürlüğü envanterine kazandırıldığını belirtti. İstanbul özelinde ise farklı kamu kurumlarından toplam 638 taşınmazın benzer yasal süreçler sonucunda vakıflar adına tescil edildiği bilgisi paylaşıldı.
YARGI SÜRECİ TAKİP EDİLİYOR
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan davalar ve istinaf sürecine ilişkin gelişmelerin ilgili kurumların hukuk birimleri tarafından yakından takip edildiği, yargı kararlarına saygı çerçevesinde hareket edildiği ifade edildi. Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı Levent Çetin, temel önceliğin kültürel mirasın korunması ve ziyaretçilerin yapıyı kesintisiz biçimde deneyimleyebilmesi olduğunu bir kez daha vurguladı.





