Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, YÖK'te düzenlenen "2030'a Doğru Türk Yükseköğretiminin Yol Haritası Lansman Toplantısı"na katıldı. Burada konuşan Özvar, İsrail tarafından Gazze'de pek çok insanın katledilmesine neden olan bir soykırım hareketinin ortaya çıktığını, okullar, hastaneler, kamu binaları dahil olmak üzere Gazze'nin tüm altyapısının yok edildiğini, milyonlarca insanın yiyecek ve içecek başta olmak üzere en temel ihtiyaçlardan mahrum şekilde ablukaya alındığını belirtti. Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün yetkililerinin her platformda Filistin ve Filistinlilerin haklı davalarına en güçlü desteği verdiğini ve İsrail'in uyguladığı vahşete karşı uluslararası toplumu harekete geçmeye davet ettiğini aktaran Prof. Dr. Özvar, bunun son örneğinin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları sırasında net biçimde görüldüğünü kaydetti.
Filistin halkının maruz kaldığı büyük sıkıntıların ortadan kalkması için hep birlikte gayret gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Özvar, "Bu konuda başta üniversite öğrencilerimiz olmak üzere toplumda güçlü bir bilinç oluşmasına katkı sunmalıyız. Nitekim bu anlayışla Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizin akademik yılı açılış törenlerinde ve ilk derslerinde Gazze ve Filistin konusunun işlenmesi yönünde bir istekte bulunduk. Bütün rektörlerimizin meseleye hassasiyetle yaklaştığını, Gazze davasına güçlü şekilde sahip çıktığını memnuniyetle müşahede ediyoruz." dedi.
Türkiye olarak Filistinli öğrenci ve akademisyenlere kapılarını açmaya devam edeceklerini belirten Özvar, dünyanın herhangi bir yerinde Filistinlilerin haklı davasına destek verdiği için kurumlarında sorun yaşayan her milletten öğrenci ve akademisyenlere de sahip çıkılacağını bildirdi.
YÖK Başkanı Özvar, Kurul olarak geçen yıl başlatılan ve bu yılın şubat ayında tamamlanan "2030'a Doğru Türk Yükseköğretim Vizyonu Bölgesel Toplantıları"nın büyük bir katılım ve başarıyla tamamlandığını, Ankara, Diyarbakır, Niğde ve İzmir ile iki kez İstanbul'da olmak üzere toplam 6 toplantıda yükseköğretim sisteminin mevcut durumunu ele aldıklarını bildirdi.
Toplantılarda yükseköğretim sisteminin kalite, erişilebilirlik, üretkenlik, mükemmellik, uluslararasılaşma, dijital dönüşüm ve istihdam odaklılık gibi öncelikler etrafında yeniden şekillendirilmesi yönündeki düşüncelerin somutlaştırılması için bir eylem planına dönüşmesi yönünde karar aldıklarını belirten Prof. Dr. Erol Özvar, bunu bir genelge haline getirerek bütün üniversitelerle paylaştıklarını söyledi. Genelgenin, "Kalite Odaklı Süreç Yönetimi ve Liderlik", "Dijital Dönüşüm ve Veriye Dayalı Yönetim", "Ulusal ve Uluslararası İtibar ve Görünürlük" ve "Girişimci ve Yenilikçi Üniversite" olmak üzere 4 ana başlıkta toplandığını anlatan Özvar, şöyle konuştu:
"Üniversitelerimizin kuluçka merkezleri, teknoloji transfer ofisleri ve araştırma laboratuvarları bu dönüşümün uygulama sahaları olacaktır. Üniversitelerimiz yalnızca bilgi üreten değil, bilgiyi ekonomik, toplumsal ve kültürel değere dönüştüren kurumlar haline gelecektir. Bu eylem planları yalnızca genel hedefleri işaret etmekle kalmamakta, her bir stratejik başlığı ölçülebilir göstergeler, somut takvimler ve uygulanabilir adımlarla desteklenmektedir. Böylelikle üniversitelerimize yalnızca ne yapılması gerektiğini değil, aynı zamanda nasıl, hangi süre içerisinde ve hangi araçlarla yapılacağını da ortaya koyan net bir yol haritası sunmaktadır.
Bu yaklaşım sayesinde yükseköğretim sistemimizde ilk kez tüm kurumların ortak vizyon doğrultusunda ilerlemesi için şeffaf, izlenebilir ve hesap verilebilir bir mekanizma inşa edilmiştir. Üniversitelerimiz bu planların sunduğu göstergeler aracılığıyla kendi performanslarını düzenli olarak değerlendirme, güçlü yönlerini pekiştirme ve geliştirmesi gereken alanlarda hızla iyileştirme yapma imkanına kavuşacaktır."
Mükemmele ulaşmanın ancak sürekli iyileştirmelerle mümkün olacağını bildiren Özvar, akademisyenlerden idari personele, öğrencilerden mezunlara, tüm paydaşların sürece katılımının bu dönüşümün gerçek anlamda hayata geçmesine katkı sağlayacağını vurguladı.
Prof. Dr. Özvar, "Her bir üniversitenin bu vizyon belgesini kararlılıkla sahiplenmesi, uygulama sürecini bütüncül bir yaklaşımla yönetmesi ve paydaşlarıyla hareket etmesi Türk yükseköğretimini 2030 yılında küresel ölçekte örnek gösterilen bir sistem haline getirecektir. Bu vizyon hayata geçirildiğinde üniversitelerimiz yalnızca bilgi üreten kurumlar olmanın ötesine geçerek bilgiyi topluma, sanayiye, teknolojiye ve ekonomiye dönüştüren, yenilikçi çözümler üreten ve bölgesel kalkınmanın lokomotifi haline gelen merkezler olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Özvar, Türkiye'deki bütün sektörlerin beklentilerini dikkate alarak meslek yüksekokulları için yenilikçi ve geleceğe dönük stratejiler geliştirmeye devam ettiklerini bildirdi. Bu kapsamda eğitim-öğretim kalitesini artırdıklarını, altyapıyı güçlendirdiklerini, öğrencilerin iş hayatına daha donanımlı hazırlanabilmeleri için staj ve uygulama imkanlarını genişleteceklerini belirten Prof. Dr. Özvar, "Amacımız meslek yüksekokullarını yalnızca diploma veren kurumlar olmaktan çıkarıp, istihdamın en güçlü aktörlerinden biri ve gençlerimiz için cazip bir tercih merkezi haline getirmektir." dedi.
YÖK Başkanı Özvar, yükseköğretim sisteminin önceliklerinden biri olan uluslararasılaşma konusunda da kararlı olduklarını bildirdi. Türk yükseköğretiminin uluslararası vizyonunun en güçlü halkalarından birini Türk dünyasıyla kurulan ilişkilerin oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Özvar, Bakü'de geçen yıl öğretime başlayan Türkiye-Azerbaycan Üniversitesinin bu vizyonun somut bir yansıması olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Özvar, "Diplomaların Avrupa'da otomatik tanınması için son derece önemlidir" diyerek, yükseköğretim sisteminin uluslararası rekabet gücünü artıracak en kritik başlıklardan birinin kalite güvencesi ve akreditasyon süreçleri olduğunu bildirdi. Yükseköğretim Kalite Kurulu Başkanlığının (YÖKAK) bu yıl itibarıyla 200 yükseköğretim kurumunda kurumsal dış değerlendirmeyi tamamladığını, 182 kurumda izleme faaliyetleri yürüttüğünü aktardı.
YÖK Başkanı Özvar, Türk yükseköğretim sisteminin, alınan diploma ve yeterliklerinin Avrupa'da mesleki ya da akademik amaçlı otomatik tanınması için son derece önem taşıdığını vurguladı. Özvar, "Yeni dönemde öğrencilerimizi çok sayıda ancak beceri ve yetkinlik kazandırmayan ders ve kredilerle yüklenmekten kurtarmayı gerekli ve lüzumlu görüyoruz. Bunun için ders planları sadeleştirilecek, öğrencilerimizin kendi yeteneklerini sergileyebilecekleri, proje geliştirebilecekleri, uygulama ve araştırma temelli öğrenme modelleri hayata geçirilecektir. Bu yaklaşım gençlerimizin yalnızca bilgi tüketen değil, bilgi üreten, sorgulayan, çözüm geliştiren bireyler olarak yetişmesini sağlayacaktır." diye konuştu.
Özvar, yaz okulu uygulamasının da yeniden yapılandırılması gerektiğine dikkat çekti ve "Öğrenciler bir sonraki senenin ya da sonraki senelerin derslerini yaz okulunda alabilmelidir. Yaz okulu tekrar orijinaline, aslına rücu etmek durumundadır. Üniversitelere bu konuda önemli görevler düşmektedir." ifadelerini kullandı.
Son olarak, Yükseköğretim Eğitim Programları Danışma Kurulu toplantısında bu başlıkları detaylı biçimde değerlendireceklerini ve nihai düzenlemeleri kamuoyuyla paylaşacaklarını bildirdi.




