Terör örgütü YPG, Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te yıkılmasına giden süreçte Halep'e bağlı Deyr Hafir bölgesini işgal etti. Suriye ordusu ise Halep'in doğusunda yer alan Deyr Hafir'i, 16 Ocak'ta düzenlediği operasyonla terör örgütü YPG'den kurtardı.
Beldede YPG'nin kurduğu kontrol noktaları ile binaların pencerelerine dizilmiş çuvallarla oluşturulan mevziler hâlâ duruyor. Esed rejiminin bölgeyi kontrol ettiği döneme ait Esed yanlısı sloganlar ile rejimin iki yıldızlı Suriye bayrakları da duvarlarda görülüyor. Kent merkezinde ise YPG'nin konuşlandığı bir noktada, hazırlanmış ancak tuzaklanmamış el yapımı patlayıcılar bulunuyor.
Deyr Hafir'de yaşayan Suriyeliler, kontrol noktalarında saatlerce beklemek zorunda kaldıklarını, çocuklarının yaklaşık bir yıl boyunca eğitim alamadığını, yakınlarının yalnızca cep telefonlarında yeni Suriye bayrağı ya da Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın fotoğrafı bulunduğu gerekçesiyle terör örgütü tarafından alıkonulduğunu ve rüşvet karşılığında serbest bırakıldıklarını anlattı.
Deyr Hafir beldesinde ticaretle uğraşan Sami Hilal Ceddu, "YPG yaşadığımız en kötü dönemdi. YPG buraya halkı soymaya geldi. Çocuklarımızı dışarı çıkaramıyor, okula gönderemiyorduk. Telefonunda Cumhurbaşkanı Şara'nın fotoğrafı varsa seni hapse atıyorlardı. Çıkarmak için 1000-1500 dolar rüşvet vermek zorunda kalıyorduk." dedi.
Ceddu, YPG'nin belde çıkışına kurduğu kontrol noktalarından geçmekten korktuklarını aktardı. Yolda geçen kişilerin cep telefonlarına el konulduğunu ve içindeki bir fotoğraf gerekçe gösterilerek insanların hapse atıldığını anlattı.
Suriye'deki iç savaş nedeniyle bir dönem Türkiye'ye sığınan Abdurrahman Dayis, rejimin yıkılmasının ardından memleketine döndüğünü ancak bu kez YPG’nin zulmüyle karşılaştığını söyledi. YPG'nin uygulamalarını "iğrenç bir durum" olarak tanımladı.
Suriye ordusunun Deyr Hafir'i kurtarmasının ardından bölgeye dönen Velid el-Kubbe, YPG'nin bölgede ayrımcı bir yönetim anlayışı benimsediğini, eğitimden ekonomiye tüm alanların işlemez hale geldiğini ifade etti. YPG'nin buradaki halkta hiçbir karşılığı olmayan ideolojileri dayatmaya çalıştığını aktardı.
Yerel halk, YPG işgalinde eğitim alamadıklarından şikayetçi oldu. İlköğretim ve orta öğretimde öğrencilerin yüzde 70'i eğitime devam edemedi. Eğitimde Kürtçe dilinde zorunlu eğitimi dayatıldığını ve bu durumun bölgedeki Arap halkı için sorun teşkil ettiğini belirtti.




